Sonuçta, Batı'nın tanrısıyla birlikte Batı'nın şeytanının da gelmiş olması doğal değil midir? Ve Batı'nın iyi şeyleriyle birlikte kötü şeylerinin de gelmesi gerekmez mi?
İnsanoğlunun kalbinde birbiriyle zıt iki duygu vardır. Tabii ki, başkasının sefaletine acımayan insan yoktur. Ancak kişi bir şekilde bu talihsizliğin üstesinden gelmeyi başarabildiğinde, bu sefer diğerlerinde bir hayal kırıklığı hissi doğar. Hatta biraz abartmak gerekirse, o kişiyi yine aynı talihsizlikte görmek ister insanoğlu. Sonra, farkında olmaksızın o kişiye karşı bir düşmanlık hissedilir.
"Ben bir adamı öldürürken kılıç kullanırım ama sizler kılıç kullanmazsınız. Sizler nüfusunuzla öldürürsünüz, paranızla öldürürsünüz, süslü püslü sözlerinizle bile öldürürsünüz belki. Tabii ki kan dökülmez, karşınızdaki adam capcanlı yaşar ancak buna rağmen onu basbayağı öldürmüşsünüzdür. Kiminkisi daha büyük bir günah bilemiyorum- sizinki mi, benimki mi?"