Nedendir bilinmez, bu kitabı okumayı bırakın, adını öğrendiğim ilk andan beri "Raşomon"u bir kişi, böyle ne bileyim, bir kahraman adı falan gibi düşünmüştüm. Fakat ilk ve de kitaba da adını veren öyküden de anlaşılacağı üzere, bunların hiçbiri değilmiş. Çıka çıka "şehir ya da kale kapısı" manası çıktı, canına yandığımın kelimesinden... Neyse, konumuzun bunla alakası yok tabii, maksat, girişten bir doz genel kültür zerk etmek ;)
Başlangıçtan ele alacak olursak, "Çevirmenin Önsözü" kısmını beğendim. Modern Japonya, modern Japon edebiyatı ve Akutagava hakkında güzel anekdotlar paylaşılmış. İçeriğe gelecek olursak da, birbirinden farklı ve de ilginç dokuz öykü bizi beklemekte. Bunlardan en bilindik olanı ise, Akira Kurosava'nın beyazperdeye aktardığı "Raşomon". Ben filmi izlemedim. Viki'ye göre film, Akutagava'nın "Raşomon" ve "Korulukta" adlı iki öyküsünden esinlenilerek yapılmış. Kitapta da ikinci öykü olarak "Çalılıkların Arasında" adlı bir öykü bulunmakta. Sanırım bahsedilen ikinci öykü, filme de ilham olan ikinci öykü. İzlemeden bilemeyeceğim, bilenler varsa onayladılar bile :)
Kitabı okumamın üzerinden biraz zaman geçti, o yüzden bir şeyler söylemek adına tekrar kitaba ve aldığım notlara göz atarken, kitaba kaç puan verdiğim kısmına takıldım. 7 vermişim ama şu an bakınca da mesela, bu puanı az buldum. Fakat ilk izlenimime sadık kalarak puanımı değiştirmeyeceğim. Yine de öykülerin her birinden ilginç izlenimler edindiğimi, az veya çok etkilendiğimi ifade edebilirim rahatlıkla. Akutagava cidden değişik kafada bir yazar. Öykülerinde Budizmin yanı sıra, Japon kültürünün etkilerini de görmek mümkün. Tabii kendi hayatından izleri de...
Neticelendirecek olursak, ben bu aralar film falan izleyemiyorum. Hatta adamakıllı okumalar dahi yapamıyorum hakkını vererek. Lakin size