Osman – Ayfer Tunç
Kapak Kızı üçlemesinin son kitabı olan Osman, benim seride en sevdiğim kitap oldu. Roman, “her şey olmak isterken hiçbir şey olamayan” bir adamın hikâyesini anlatıyor. Osman; para, statü, lüks yaşam içinde savrulurken aslında kendi içindeki babasından sevgi göremeyen o boşluğu büyüten bir karakter.
Şebnem’den tamamen farklı bir çevrede büyüse de onun gibi kendine zarar veriyor.. Özellikle babası ve erkek kardeşiyle ilişkileri, karakterin neden bu hale geldiğini anlamamız açısından oldukça önemliydi. Ayfer Tunç burada sadece bir karakter anlatmıyor; aynı zamanda çürüyen değerleri, tüketim kültürünü ve kaybolan bir sınıfın hikâyesini de gösteriyor.
Kitapta beni en çok zorlayan kısım ise çevresindekilerle yapılan polis görüşmeleri ve uzun diyaloglar oldu. Bir noktadan sonra aynı atmosferin içinde fazla oyalanılmış gibi hissettim ve o bölümler beni sıktı.
Bir yandan da Osman karakterine sık sık sinir oldum. Çünkü hayata karşı net bir duruşu, bir çabası ya da toparlanma gayreti yoktu. Sürekli savrulan, kendini tüketen bir karakter olması okurken insanı yoruyor. Ama sanırım karakterin etkileyici tarafı da tam olarak burada başlıyor.
Tüm eksik hissettiren yanlarına rağmen Ayfer Tunç’un dili ve karakter derinliği kitabı güçlü kılıyor. Üçlemenin en karanlık ama bence en etkileyici kitabıydı.