Çok insanlar geldi, anlatıp gittiler. Bir tarafımda eksik bir şeyler, her sızıda varlığını duyurdu. Senden sonra ruhum hep aksayarak yürüdü. Bu gurbetin bir gün biteceği hakikati içime ağır bir taş gibi çöreklenip kaldı. Hayatın daimi bir daüssıla, sevmenin özlemek olduğu bilinci ruhuma otağ kurdu.
•
Eskilerin güzel bir sözü var, “Zafer değil, sefer” derler. Önemli olan varmak değil, yolda olmaktır. Yolu yaşamaktır. Yolun getirdiklerini eşsiz bir tecrübe olarak ciğerlerine çekmektir.
•İktibâs
Bazı belalar, bizi daha büyük belalardan koruyan sedlerdir. Böylelikle, belanın bizzat kendisi, aslında derman olabilir. Lâkin insan bunu hemen anlayamıyor. Uzun bir zaman sonra, yürüdüğü uçurum kenarını görüyor; bileği burkulmasaydı, belki de yürümeye devam edecek ve düşecekti.
•
Anlamını yitiren şey, kalpteki yerini de yitirir, onu eski anlamına döndürmek de çok zordur. Oruç Aruoba’nın “yerini yitiren yeniden yerleşemez” deyişindeki gibi; manası buharlaşan, kaybolan şeyler de yeniden yeşeremez.
•İktibâs