Istırap ıstırabı tanır, maskeler ve tüllerin ardına gizlenmiş bile olsa. İsterse bütün dünya inkar etsin, acı çekmiş bir insan ötekinin acısını ilk bakışta hisseder.
•
Yaşamda gerçekten bir anlam varsa, o halde ıstırapta da bir anlam olmalıdır. Istırap, kader ve ölüm gibi yaşamın alaşağı edilemez bir parçasıdır. Istırap ve ölüm olmadan insan yaşamı tam olmaz.
Ben de insanın çekeceği elem ve acıları hissettim. Çünkü unutulmaya benim de hakkım var. Çünkü biz ölümlülerin ıstıraplarına karşı alacakları tek ödül, hiçbir insan zihninin erişemeyeceği yükseklikte olan unutuluştur.
•
Merhuma Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.
Yazmış olduğu şeylere ve manidar üslubuna tanık olunca; insanın içinde, çok geç tanımanın vermiş olduğu tahassür ve nedametle karışık müphem bir acı oluşuyor.
İnsan dünyaya sahip olsa, bir dünya daha ister. Arzuların haddi hududu yok çünkü. Çizmesindeki çakıl taşı gibi rahatsız ediyor onu, elde edemedikleri; keyfini kaçırıyor. Nihayet bir gün dönüp bakacak ardına, beyhude arzular uğruna harcadığı hayatına...
Şimdiye kadar hiçbir kuş komşusundan daha çok sayıda ev yapmaya çalışmadı ve hiçbir sincap iki kış yetecek kadar yiyecek toplayıp saklamadı. İnsanlar neden bu kadar doyumsuz?
Hz. Peygamberimiz(s.a.v): "İnsanoğlunun bir vadi dolusu altını olsa, bir vadiyi daha ister. İnsanoğlunun karnını topraktan başka bir şey doyurmaz." buyurmuştur. Azla yetinmeyi bilselerdi dünya bu kadar kötüye gitmezdi.
Efendimize salât-ü selam olsun.
Maalesef insanoğlunun en noksan olduğu duygu da bu; kanaat.
Bizler bunu hayatımızın merkezine koymadığımız sürece hüznümüz bitmeyecek.