Çekip gitmeyi özgürlük sanıyorsunuz, gidenlerin arkasından kahır çekiyorlar, kuşlara özenme demek, birini yolundan çevirmek istiyorum. Öyle ki, bu gelen bir daha yalnız gelmesin.
Düşünüp, çıkar yol bulamayıp kalkıp gidecek, kendisinin bütün ağırlığıyla hissettiği, baskasının zerre görmediği kamburunu çıkartıp, öyle yürüyüp gidecek. Yalnızlar ağır yürür, o da öyle yürüyecek.
Ben saatle işi olmayanları daha çok seviyorum. Ayağına takılmış bir çuval parçasını sürükler gibi sürükledikleri yalnızlıklarını ve sırtındaki yükü izlemeyi daha çok seviyorum.
Kimse anasından kederli doğmuyor, böyle şeyler zamanla oluyor. Sadece genç kızların gözlerinde görebileceğiniz o gece yıldızı, güneş ışığı, kor alevi parlaklığını söndürecek bir şeyler zamanla çıkıyor. Ve bu memlekette genç kızların ekserisi, sönerek kadın oluyor.