Herkese merhaba
Bu kitapta Sokollu Mehmet Paşa tarafından yaptırılan Drina köprüsünün yapılışını ve yaklaşık 400 yıllık tarihini,hemen yanı başındaki Vişegard kasabasını ve bu kasabada çeşitli dönemlerde yaşamış insanların hikaylerini okuyoruz.
Kitaba bayıldım. Köprü üzerinde gerçekleşen önemli olaylar,yaşanan olaylar,o dönemlerdeki insanların yaşayış tarzları,farklı dinlerde ve milliyetlerde olmalarına rağmen dönem dönem değişen ilişkileri tamamen bizlere yansıtılmış. Özellikle halkın,din,milliyet .vs ayırımı olmadan sorunsuzca birlik içerisinde çoğu zaman yaşadıkları ve yaşama istekleri vurgulanıyor ama mutlaka birilerinin de bunu engellemeye çalıştıkları kitapta işlenmiştir. Ayrıca bölgenin doğal güzelliklerinden bahsedilmiş. Kitabın ilk bölümlerinde köprünün yapım aşaması kurgulanıyor. Bu tarihlerde bölgedeki siyasi durum hakkında bilgi okuyoruz. Kitabın orta bölümlerinde Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’daki gücünü ve etkisini kaybedişinin bölge halkı üzerindeki etkilerini okuyoruz.Ve kitabın son bölümlerinde Avusturya - Macaristan dönemini, bu dönemin kasaba sakinlerinin hayatlarına etkisini ve köprünün yıkılışını okuduk. Kitap 24 bölümden oluşmaktadır. Kitap belgesel nitelikte işlenmiş. Kitap yüzde yüz roman değil tarihi bilgilerde yer almaktadır. Kitap tarihi kurguya yer vermiştir. Kitabı okurken bazı sözler günümüzü de anlattığını hissettim yıllar geçse bazı şeyler hiç değişmediğine şahit oluyoruz. Fakat kitapta çok net hissettiğim ırkçılık. Bu romanda da açık açık ırkçı bir söylem yok denebilir. Ama bu anlatılanlar ışığında Osmanlı Devleti ve yönetimi için hiçte iyi şeyler düşündürtmeyecek hikâyelere sahip olduğu söylenebilir. Çok da, masumane gelmedi.
Sanki tek kötü,gaddar Osmanlı gibi gösteriliyor iken Sırplar olsun, Avusturyalılar, Yunanistan