azra

bir şeye özel olarak yer açtığımızda, asla oturmayacaklar oraya
Reklam
Yüreğimin tam ortasında büyük bir yorgunluk var. Asla olamadığım kişi beni üzüyor, ondan bana kalan anılardan neye olduğumu anlayamadığım bir özlem kabarıyor. Umutlara ve keskin inançlara çarpıp düştüm, benimle birlikte bütün batan güneşler de düştü.
gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine. bilemem,belki bu yüzden ben sana yanlış bir yerden edilmiş bir büyük yemin gibiydim. beni hep aynı yerimden yaralayan o eve yine de döneyim döneyim istedim.
ihtimallerin ağırlığı
düşünüyorum bazen gerçekten hayalini kurduğum hayat böyle miydi? başından beri planladığım şeyler istediğim gibi gitmedi hiçbir zaman ama ben buna rağmen inandım çabaladım koştum yoruldum düştüm ama yine içimde bi yerlerde umut kaldı ama şimdi bakınca gerçekleşen ihtimaller aklıma bile gelmeyen şeyler koşmayı bıraktım artık ama içindeki umudu öldüremedim bir türlü bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilmiyorum ama gösterdiğim çabaya üzülüyorum içimde bi yerlerde kırgınlık var ama bunu kabul etmek istemiyorum acaba şuana olduğu gibi devam mı etmeli yoksa bambaşka kararlar alıp başka bir yaşam mı kurmalı? bu karmaşanın içinde eziliyorum ve risk almaktan korkuyorum insan kabul edemediği bir hayata devam edebilir mi veya kabullenebilir mi onu? bilmiyorum...
hala içimde bir yerlerde asla gerçekleşmeyecek olan ihtimallerin ihtimali var
Reklam