hevesle çabaladığı şeylerin ziyan oluşuna şahit olunca bir daha adım atmak gelmiyor insanın içinden. bir bankta sessizce oturup geleni geçeni izlemek gibi bir his bu.
Belki doktor olup insanların nabzını dinleyebilirdim. Ama hayatın ve insanoğlunun kalp atışını duydum, hiçbir doktorun duyamayacağı kadar. Ben dünyayı dinleyen yetmiş beş kiloluk bir steteskop oldum...
Terk ettiğim her şeyin eğırlığı binle çarpılıp, beynime yerleşti. Hafiflemek bir tarafa, daha da ağırlaştım. Söküp attıklarım tonlarca kâbus olup döndüler bana...
Hatırlamıyorum kaç yıldır uzakta olduğumu onlardan? Beni bu dünyada, gerçekten seven iki insanı da gömüyorum yıllardır. Konuşmuyorum, mektup yazmıyorum. Fotoğraflarıma bakıyorlar mıdır? Peki ya sesimi? Hatırlıyorlar mıdır?...