azra

Kendimizi Özenle Bıraktığımız Uçurumlar
Yar uçurum, yâr sevgili demektir. Bir insanın sevgili ya da kendimizi aşağısına bıraktığımız derin bir uçurum olması arasında ufacık bir çizgi var. Birincisi sevmek, tam da böyledir. Kendimizi onun vicdanına emanet eder; bizi uçurumdan aşağıya atmamasını dileriz. İnsan insana nefes de olabilir, nefesini kesen sızı da. İnsan insanın umudu da olabilir, ömür boyu kapanmayan yarası da.
Reklam
Düşüncelerine susturucu takılmış bir insan olsaydım eğer korkardım ölümden. Ama o kadar uzağım ki sessizliğe...
Sayfa 122
Ve bu yazma işi zihinsel ölüm yolculuğumuzun önündeki büyük bir engel, çünkü uyanık tutuyor beynimizi. Hatırlamak zorunda kalıyoruz kendimizi. Ve hâla hatırlayabiliyorsak, hâla devrik ya da dik cümleler kurabiliyorsak, daha zamanın gelmediğine işarettir. Daha çok var demektir, hiçbir şeyi düşünmeden ölümü beklemeye. Belki de boşaltmak için zihnimizi yazıyoruz. Ve yazılacak bir şey kalmadığında ölmüş olacak içimiz. O gün gelene kadar bildiklerimizi dökeceğiz otellerden çaldığımız mektup kağıtlarına...
Sayfa 120
Yolların nehirlere dönüştüğü zamanlar vardır. Seni istesen de istemesen de uzaklara, evinden çok uzaklara götürecek güçlü akıntılara sahip nehirlere.
Terry Tempest Williams
Vahşi doğa bize insan olmanın ne demek olduğunu, ayrı olduğumuz şeylerden ziyade bağlı olduğumuz şeyleri hatırlatır.