Önünde senelerce beklediğin o evin enkazında kaldığında da, ölecekmişsin gibi hissedip ölmedikten sonra da, yutkunamayıp dizlerinin üzerine çöktüğünde de hayat devam eder.
Ben, heves ettiğim şeylerin kursağımda birikmesinden oluşan hayal kırıklıklarımı bir yorgan gibi üzerime örtmüş olanım. Ben olsun diye çabaladığım her şeyin olmayışını, yutkunarak seyredenim. Ben, elimi uzattığım yeşil dalların, kuruduğuna şahit olanım.
Bu günler geçtiğinde herhangi bir deniz kıyısında, dingin mağlubiyetime ve artık kaybedecek hiçbir şeyimin kalmayışına sarılacağım. Bu günler geçecek ve ben yine seveceğim hayatı, yine yaşamayı ciddiye alacağım. Bu günler sahiden geçecek ve ben artık daha güçlü, çok yorgun olacağım.