Mevsimi değiştirmekle geçmiyor o içteki uğultu,
Rengi dönüyor, mor bir tülün arkasına saklanıyor Puslu.
Işığın etrafında dönen o telaşlı kanat çırpışlar,
Bir "anışla" silinir mi sanıyorsun bakışlar?
Zamanın avuçlarında biriken kum, hep aynı sızı,
Hangi rüzgâr dindirebilir ki kalpteki o arsız yazı?
Kök salmış bir sessizlik bu, dökülen yapraktan öte,
Adı konmamış bir veda sığar mı hiç tek bir sözcüğe?
Ne gölgeler çekilir aradan, ne de o yankı diner,
İnsan kaçtığı her durakta yine kendi içine iner.
Sandığın kadar uzağında değil, dokunsan kırılacak cam,
Geçti dediğin her mevsim, aslında aynı dertten bir akşam.