"Şimdi bunlar bir başka dünyaya ait şeyler... Hem de ne zamandan beri... Aslında çevremdeki her şey sanki buralara ait şeyler değilmiş gibi...
Odadaki herkese dikkatle baktı.
— Sizler de öyle... binlerce verstlik bir uzaklıktan bakıyor gibiyim size..."
"Diyelim ki... evet, belki namuslu bir insansın, ama namuslu bir insanım diye övünülür mü hiç? Herkes namuslu olmak zorunda değil midir? Hatta temiz bir insan..."
"Nereye gideceğini bilmiyordu, düşünmemişti bile bunu; bildiği bir tek şey vardı: Bütün bunlara hemen bugün, şu anda bir son vermesi gerekti, yoksa eve dönmeyecekti; çünkü artık böyle yaşamak istemiyordu. Ama nasıl son verecekti? Hiçbir düşüncesi yoktu bu konuda. Aslında düşünmek de istemiyordu. Düşünce denen şeyi kovmuştu kafasından; acı veriyordu düşünceleri ona. Bildiği, hissettiği bir tek şey vardı: Şöyle ya da böyle, her şey değişmeliydi; umutsuzlukla, tuhaf bir inançla ve kararlılıkla,
— Değişsin de, nasıl değişirse değişsin, -diye tekrarlayıp duruyordu."
- Zamyotov harika bir adam!..
- Ve rüşvetçinin biri!
- Ne olmuş rüşvetçiyse? Ne olmuş! Rüşvetçi yanını övüp, kendisini bu nedenle beğendiğimi mi söyledim sana? "Ben onun yalnızca kendine göre iyi bir adam olduğunu söyledim. Hiçbir eksiği bulunmasın diye bakacak olursak, dünyada kaç tane iyi insan kalır dersin?"