@_meysaa_
sen, kırgın bir ülkenin süreyyası...
Merhamet, acıma ve duayla; nefret, iştahlı bir tükürükle; korku, titrek ruhuyla; aldırışsızlık, boş gözlerle yaklaşırdı darağacına. Hayata bakmak gibi ölüme bakmanın pencereleri de ayrı ayrıydı çünkü.
Sayfa 92 - Dergâh·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İkisi de, kızılamayacak kadar küçük, bağışlanamayacak kadar büyüktüler.
Sayfa 74 - Dergâh·Kitabı okudu
Bir kere bile bağlılığın iplerini isyanın markasıyla doğramayı geçirmedim aklımdan. Tanrı'nın yazgısını, yine Tanrı'nın hoş göreceği başka bir yazgıyla değiştirmeyi de düşünmedim.
Sayfa 74 - Dergâh·Kitabı okudu
Zaman yalnızca ikimizin arasındaki yolu kapattı...
Sayfa 73 - Dergâh·Kitabı okudu
"Bir yol nereye gider?" diye sordu kendine. "Nereye gider bir yol?" İnsan, ancak adresi olmayan bir yolcuyu uğurladığında yolların bilinmezliğini keşfediyordu. Giden, bir tek yola gidiyor, kalan, sayısız pek çok yolun sır dolu düğümlerini çözmeye mahkum oluyordu. Kendisinden ayrılanın, ölümün yoluna mı, ihanetin yoluna mı, yoksa tekrar kavuşmanın yoluna mı girdiğini asla bilemezdi insan. Uğurlayan, uğurladığıyla beraber pek çok mesafeye bölünüyordu işte. Başka başka dağlardan geçen, başka başka kentlere varan, başka başka hanlarda konaklayan ve belki de başka başka kadınlarda avunan pek çok yol!
Sayfa 71 - Dergâh·Kitabı okudu