Bu kitabı okurken gerçekten beklediğimden fazla etkilendim. İlk başta normal bir hikâye gibi düşündüm ama ilerledikçe insanın içine dokunan bir tarafı olduğunu fark ediyorsun. Özellikle bazı yerlerde durup düşündüm, hatta kitabı kapatıp öyle kaldığım anlar oldu.
En çok da insan kendi babasını düşünüyor. Aranız nasıl olursa olsun, ister istemez aklına geliyor. Ben de okurken kendi babamla olan bazı şeyleri düşündüm. Söyleyemediklerim, belki de önemsemediğim ama aslında önemli olan şeyler… Kitap bunu çok hissettirdi.
Anlatımı çok sade ama bu sadelik bence daha etkileyici yapmış. Zorlamıyor, ama yine de insanın içine işliyor. Böyle bağırarak değil de sessiz sessiz etkiliyor gibi.
Bitirdiğimde içimde tuhaf bir his vardı. Hani tam olarak açıklayamıyorsun ama bir şeyler değişmiş gibi. Biraz hüzün, biraz düşünme hali… Ama kesinlikle boş bir his değil.
Bence bu kitap öyle okuyup geçilecek bir kitap değil. İnsan okuduktan sonra da düşünmeye devam ediyor.