"Her ayette nimetin farkına varıp, şükrünü eda etmeye çalışmaktır.
Ama ne kadar okusak, ne kadar tekrar etsek de
Rabbimizin kelamını layıkıyla şükretmekte aciziz…
Yine de O, gayreti kabul edenlerin Rabbidir.” 🤍📖
Hz. Ebûbekir'in kızı Ümmü Gülsüm daima:
"Ya Rabbi, sana ibadet edecek ve benim üzerime sevgi yağdıracak bir eş istiyorum" diye dua ederdi.
Allah da ona cennetle müjdelenmiş Talha b. Ubeydullah'ı eş olarak nasip etti.
Ümmü Gülsüm anlatıyor: Eşim beni o kadar çok severdi ki;
Beni görse, gözleri parlardı.
Sesimi duysa, tebessüm eder,
Ağladığımı görse, benimle ağlar,
Isındığıma kanaat etmedikçe uyumazdı.
Her namazda, kendisinden önce bana dua eder,
Hastalansam, sanki o hasta olmuşçasına üzülür,
Yemeğe oturduğumuzda önce elleriyle bana yedirirdi.
Kişi bir şefaatçi edinir sonra ona duâ eder, ondan yardım diler, onu yüceltip ulular, kurban ve adaklar sunarsa -tıpkı cahiliyedekilerin yaptıkları gibi- bütün bu amelleri o şefaatçiyi ilâh edindiğini gösterir.
"Dikkat et, hâlis din yalnızca Allah'ındır. Allah ile kendi aralarına evliya koyanlar der ki: "Biz sadece bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye bunlara ibadet ediyoruz." Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah yalancı ve inkarcı kimseleri doğru yola iletmez.