Her yapı, kendi kendini gevşetebilme, kendi sınırlarını aşabilme kapasitesine sahip olmalıdır. Anarşistlerin mikropolitik sezgisi, işte bu kendi kendine çözülme yeteneğini canlı tutmakla ilgilidir; yaşamı sabitlemeden, biçimi katılaştırmadan, kudreti yeniden akışa sokarak. Proto-devletin anatomisi, bu çözülme hareketini bir zayıflık değil, yaşamın kendi üretken ritmi olarak kavramayı öğrenmektir. Unutmayalım; Anarşi ancak ve ancak “yeni bir yeryüzü yaratmaya muktedir olduğunda” (Deleuze&Guattari) yetkinliğe ulaşabilir.