Güneşin bittiği yerden esen akşam rüzgarında o koca mahalleye, kara duvarlara, yağ kokularına doğru yürüdü. Korunmasız bir… rengarenk bir şey gibi. Billurdan,sırçadan.
Yüreği ne kadar kaygıyla dolu olsa da , hiç değilse beklemenin umudu sürüyordu. Beklemek, mutlulukla mutsuzluk arasında asılakalmışlığın rahatlığını bir süre daha yaşamak demekti.
Ulaşabileceği bir özgürlüğün bedelini hesaplayarak geçirir insan yaşamını ve düşleyebildiğine değil,ödeyebildiği kadarına kavuşur; gerisi için ise durmadan acı çeker.