Faşizmin portresini yapmanın imkansızlığı, faşizmin kendisinde de onu seyretmek isteyen bakışta da öznel özgürlüğün ortadan kalkmış olmasından kaynaklanıyordur. Tümel esaret görülüp tanınabilir, ama temsil edilemez. Bugün özgürlük motifini işleyen siyasi anlatılarda insanı tedirgin eden, hatta utanç veren bir yön var; kahramanca direnişe düzülen övgülerde olduğu gibi, iktidarsız bir güven tazeleme çabası. Bu anlatılarda sonuç her zaman yüksek politika tarafından belirlenir ve özgürlük de sadece ideolojik görünüm kazanır. İnsani ölçüdeki eylemlerin içinden belirmiyor, sadece özgürlük hakkındaki söylevlere,klişeleşmiş kükreyişlere konu oluyordur. Sanatı hiç kurtaramayacak şey,ölü öznenin içini doldurarak bir müze parçasına dönüştürmektir; bugün sanata layık tek şey olan tümüyle gayri insani nesneyse hem aşırılığıyla hem de insansızlığıyla sanatın ötesinde kalmaktır.