Minima Moralia

9,6/10  (5 Oy) · 
19 okunma  · 
1 beğeni  · 
772 gösterim
Minima Moralia, Adorno´nun başyapıtıdır. İlgilendiği bütün alanları bu kitapta -bazen birkaç sayfalık tek bir fragman içinde- bir araya getirmiştir: Felsefe, günlük yaşam, siyaset ve işçi hareketinin tarihi, edebiyat ve müzik, psikoloji, Faşizm, ırkçılık ve savaş. Bir polemik kitabı olarak da görülebilir: Bütün bu konuları, karşılarında eleştirel bir tutum aldığı düşünce sistemleriyle (örneğin varoluşçuluk veya psikanaliz) ve Heidegger gibi düşünürlerle kimi zaman açık kimi zaman örtük bir tartışma içinde işlemektedir. Adorno´nun kendine özgü yöntemi de bu kitapta en güçlü ifadesini bulur: İlk bakışta önemsiz görünebilen tek bir olay ya da nesne (örneğin astroloji) Adorno´nun merceği altında, büyük tarihsel eğilimleri açıklayan bir şifre olarak belirmektedir. Sunuş yazısında kendisi şöyle diyor: "Kitabın her üç bölümünde de çıkış noktası, en dar haliyle özel alandır... Buradan toplumsal ve antropolojik boyutları daha belirgin olan düşüncelere geçilir; bunlar, psikoloji, estetik ve özneyle ilişkisi içinde bilimle ilgilidir. Her bölümün sonundaki aforizmalar da, bu düşünceleri felsefeye doğru geliştirir." Ama bu parçalar kitabına herhangi bir yerinden girmek de mümkündür: Amacının "her noktası merkeze aynı uzaklıkta olan bir yazıya" ulaşmak olduğunu yine bu kitabın bir yerinde Adorno´nun kendisi söylemiştir. ...
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2005
  • Sayfa Sayısı:
    528
  • ISBN:
    9789753422079
  • Orijinal Adı:
    Reflexionen Aus Dem Beschadigten Leben
  • Çeviri:
    Ahmet Doğukan, Orhan Koçak
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Metin Tran 
 25 Oca 05:34 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Adorno, Naziler Almanyasını görmeseydi nasıl bir yöne evrilirdi fikirleri, merak etmişimdir. Diğer yandan, Almanya'dan sürgünü ve sonrasında SSCB'nin Nazilerin gönderilmesindeki rolüne sempatiyle bakmasına rağmen, oranın klasik Marksizm'den beslenen ideolojisine mesafeli ve eleştirel yaklaşması takdir edilir.

Ve Adorno, Heidegger'siz düşünülebilir mi? Asla. Heidegger ile Adorno, sadece felsefi görüşleriyle değil, yaşamları ve ölümlerinden sonra ünlerinin seyriyle de birbirlerinin antitezi gibidirler. Biri, II. Dünya Savaşı öncesinde Almanya'da kalmış ve büyük bir haksızlıkla Nazi olmakla suçlanmış, diğeri Almanya'yı savaştan önce terk etmiş, döndüğünde de bir filozoftan ziyade bir din bilgini gibi, mantığın, diyalektiğin dış sınırlarını aramış. Biri var oluşa, gerçeğe en çok yaklaşan düşünür, diğeri idealizme/ okultizme en çok yaklaşan materyalist. Biri Yahudi soykırımı üzerinden altmışlarda kendine bir değer inşa etmiş, fakat günümüzde unutulup gidiyor, diğeri onca yasaklama, görmezden gelinme ve unutturulma çabasına karşın, çağ açan fikirleriyle ışıl ışıl parlıyor, giderek daha çok okunuyor.

Kim kimdir bu anlattığım cümlelerin içinde, bunu genç meraklılarına bırakıyorum.

Kitaptan 1 Alıntı

Noir 
02 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tarihin mantığı, ön plana çıkardığı insanlar kadar yıkıcıdır: Aldığı hız onu nereye sürüklerse geçmiş belaların bir eşini orada üretir. Normallik ölümdür.

Minima Moralia, Theodor W. AdornoMinima Moralia, Theodor W. Adorno

Kitapla ilgili 1 Haber