Tolstoy’un bu eseri, aşkın o alev alev yanan, kör edici başlangıcından; evliliğin dingin, bazen de grileşen limanına geçişi anlatan bir duygusal olgunlaşma manifestosu. Kitap, "mutlu son" diye biten masalların bittiği yerden başlayarak asıl hikayenin, yani o büyüleyici tutkunun yerini alan "aile mutluluğu" denilen o sakin ama yabancı duygunun izini sürüyor. Okurken, insanın sevdiği kişiye duyduğu o ilk heyecanın kaçınılmaz dönüşümünü görmek, hem hüzünlü hem de felsefi bir kabulleniş sağlıyor.