"Ne kadar acıdır degil mi ,dehanın güzellikten daha uzun ömürlü olması .Kendimizi eğitmek için onca çaba harcamamızın nedenini bu açıklıyor . Şu çılgın var olma savaşında kalıcı bir şeye sahip olmak istiyoruz,dünyadaki yerimizi korumak gibi budalaca bir umutla kafalarımızı ne boş şeyler ve gerçeklerle dolduruyoruz.Her türlü bilgiye sahip bir adam ...işte çağımızın ülküsü. Ayrıca her türlü bilgiye sahip bir adamın kafası ne korkunç bir şeydir .Antikacı dükkanı gibi , toz toprak içinde bir sürü acayip şeyle dolu bir dükkan , eşyaların gerçek değerinin çok üstünde fiyatlar ."
Wilde'in önerdiği gibi, duyuma ve sanata adanmış bir hayat, bütün boyutlarıyla ve açikça yaşanmalıdır; ama şurası unutulmamalıdır: Sanat
"hiçbir şekilde insanlara bir şeyler öğretmek ya da ne yapacaklarını
bildirmek amacyla yapılmaz. "
Sanat, kendisi dışında hiçbir zaman hiçbir şey ifade etmez ve en iyisi sanatın hayata kesinlikle kaytsız olduğunu anlamaktır, der Wilde, "The Decay
of Lying"de (Yalanclığın Çöküşü)
Viktor Şklovski'nin dediği
gibi, tanıdık dünyayı yabancılaştırmaktır çünkü "sanat, insana
hayat duygusunu yeniden kazandırmak için vardir: insanlara bir seyleri
hissettirmek için, taşı tas yapmak için vardir. Sanatin amacı seylerin
algisını ,algilandğı biçimiyle vermektir, bilindiği biçimiyle değil."