Merhabalar! Direkt incelemeye başlamak gerekirse, kitabın konusu diğer polisiye romanlardan oldukça farklıydı; daha bilimsel ve detaylı bir okuma sunuyor. Yer yer okurken sıkıldığım, bazen de adrenalinin tavan yaptığı bölümler oldu.
Kişisel sebeplerden dolayı kitaba başladığım zaman ile bitirme sürem arasında epeyce bir süre geçti, ama hikaye zihnime o kadar nüfuz etti ki, kaldığım yerden devam ettiğimde unutma sorunu yaşamadım.
Kitap, ana karakterimiz Theo Cray’in bir öğrencisinin ölüm haberini almasıyla cinayeti araştırmasını ve altında yatan korkunç gerçekleri gün yüzüne çıkarmasını anlatıyor. Türünün en iyisi mi? Belki hayır. Ama pişman olunacak bir kitap olduğunu da düşünmüyorum. Konusu açısından şans verilebilecek, keyifli bir roman.
Sağlıcakla ve kitaplarla kalın
“Geceleri elektriğin kesildiği ama canlı müziğin devam ettiği gecekondu mahallelerinde bulundum. Yeni bir çift ayakkabının bir Tesla marka araba kadar ender görüldüğü ama insanların hayatımda gördüğüm en canlı renklerde, elde dikilmiş giysiler giydiği teneke mahallelere girdim. ”
“Bir paramedikken insanların en basit yaralardan öldüklerini duyardım. Bazı insanlar ise diğerleri için ölümcül olabilecek kazalardan sağ kurtulurdu. Hayati organlar ve atardamarlar kadar, yaşama arzusu da önemlidir. ”