Belki de aşk insanın hayatına olanca ihtişamıyla,atıyla dörtnala koşturan şen bir şövalye gibi girmiyordu.
Belki de aşk insanın hayatına,eski bir arkadaşın yapacağı gibi sessiz sakin giriveriyordu,ta ki bir ışık huzmesi bu kitabın sayfalarını aydınlatıp sahip olduğu ritme ve müziğe ihanet edene dek..
"En güzel,en tatlı günlerin,çok şahane veya harika veya heyecanlı bir şeylerin olduğu günler değil,tıpkı ipe dizili inci tanelerinin çözülüp ipten düşmesi gibi yumuşacık,birbirini izleyen küçük keyifler getiren günler olduğuna inanıyorum"..