2) Bu duygular ve bağlanma ihtiyaçları, Şeytani Diyaloglar gibi olumsuz etkileşimlerin arkasındaki temalardı. Bu tip örüntülerin, neden bu kadar zorlayıcı olduklarını artık anlıyordum. Güvenli bağ kaybolduğunda, savaş ya da kaç moduna girerler. Birbirlerini suçlar, bir yanıt, herhangi bir yanıt alabilmek için saldırganlaşır veya kendilerini kapatıp durumu umursamamaya çalışırlar. Her ikisini yapan da korkmuştur; sadece durumla farklı şekilde başa çıkıyorlardır. Sorun şu ki bu suçlama-uzaklaşma döngüsüne bir kez başladılar mı, bu döngü bütün korkularını doğrular ve yalnızlık duygusunu daha da arttırır. Tarih kadar eski olan duygusal fermanlar, bu dansı dikte eder. Mantıksal beceriler, bunu değiştirmez. Şeytani diyaloglardaki suçlamaların çoğu, umutsuz bağlanma haykırışlarıdır, kopmaya yönelik protestolardır. Sadece sarılıp güven vermeye gelen bir sevgili bu korkuyu yatıştırabilir. Başka hiçbir şey işe yaramaz. Eğer yeniden yakınlaşma gerçekleşmezse mücadele sürer gider. Eşlerden biri, telaş içinde diğerinden duygusal bir yanıt almaya çalışır. Aşkta başarısız olduğunu duyan karşı taraf ise donup kalır. Tehlikeyle yüz yüzeyken hareketsiz kalmak, çaresizlik duygusu ile başa çıkmada kullanılan ezeli bir tepkidir.