Yer ve gökler arasına, değirmen taşları arasındaki bir buğday tanesi kadar başıboş terk edilmediğimi ansızın fark edebilirim. Yere düşen buğday tanesi tohuma dönüşüyorken, yağmur bile başıboş yağmıyorken, kuşlar bile kaderle uçuyorken.
Hâlâ en güzel hikâyeleri dünyalar bir araya gelse anlamayacaklara mı anlatmaktasın? Ve sen hâlâ sağırlar ordusuna senfoniler mi çalmaktasın? Ne seni hazmedebilen ne de senin hazmedebildiğin bir âlemde için sızlıyor, biliyorum. İçine bak, imkansız bir şey olmadığını göreceksin. Kapat gözlerini gitsin.