"İsterdim ki yüreğimi bir bıçakla yarıp açsınlar ve seni oraya yerleştirsinler; sonra da göğsümü kapatıp diksinler.
Böylece sen kesinlikle orada olasın; diriliş gününe kadar, başka yerde değil, orada kalasın.
Ben yaşadıkça sen de yaşayasın! Eğer ölürsem, kabrin derin karanlığında, kalbimin içinde kalasın."
Hallacı Mansur beyitlerinde sürekli 'gizlerin' dünya gözü ile görülemeyip anlaşılamayacağından bahseder. Belki de bu yüzden şöyle der:
"Ayaklarıma bakıyorum
Kanımın aktığını görüyorum
Yazık oldu kanıma
Yazık oldu kendimi kimseye anlatamadığıma.."