1000Kitap Logosu
Hallac-ı Mansur
Hallac-ı Mansur
Hallac-ı Mansur

Hallac-ı Mansur

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.2
76 Kişi
284
Okunma
245
Beğeni
5,4bin
Gösterim
Tam adı
Mansûr el-Hallâc
Unvan
Spiritüalist yazar ve mistik şâir
Doğum
Tûr, Ağustos 858
Ölüm
Bağdat, 26 Mart 922
Yaşamı
Hallâc-ı Mansûr veya Mansûr el-Hallâc (Farsça: منصور حلاج Mansūr-e Ḥallāj; tam ismi Abū al-Muġīṭ Husayn Manṣūr al-Ḥallāğ) (d. Ağustos 858, Tûr – ö. 26 Mart 922, Bağdat) (Hicri d. 244 AH – ö. 309 AH) Zındıklıkla suçlanması ve uzun süren bir soruşturma neticesinde Abbâsî Halifesi Muktedir Bi’llâh'ın emriyle idam edilmesiyle meşhûr olan spiritüalist yazar ve mistik şâir. Hayatı Asıl adı "Ebû’l Moğıt Huseyn bin Mansûr bin Mehemmed Beyzâvvî" idi. Hallâc lakâbı daha sonradan mesleği hallaç olduğundan verilmiştir. Tahirîler devrî İran'ının günümüz Güney Horasan Eyaleti'ne bağlı Nehbendan şehristanı'nın Meyghan Kırsalı'ndaki "Tûr" köyünde dünyaya geldi. Hallâc-ı Mansûr’un dedesi de Beyazid Bistâmî'nin ki gibi bir Zerdüşt idi. Babası ailesiyle Dicle yakınlarına, Araplar tarafından kurulmuş bir yerleşim bölgesi olan Vasıt'a taşındı. Mansûr on iki yaşında burada hafız oldu. Eğitimi Önceleri kısa bir süreliğine sûfî azîzlerinden Beyazid Bistâmî’nin de mürşidî olan Zû’l-Nûn el-Mısrî’nin öğrencisi Sahl al-Tustarî’nin müridi olur. Daha sonra ise Emr el-Mekkî ile [[ · Cûneyd-î Bağdâdî’nin talebesi olur. Fakat, hocalarıyla fikir ayrılığına düştüğü için onlardan ayrılır. Öğretisi ve fikirleri Hallâc'ın Allah'ta eriyip yok olmak anlamında söylediği "En-el Hak", yani "Ben Hakk'ım" (‏انا الحقّ‎ ‎, En el-Hakk) sözü bahane edilerek 912 yılında tutuklandı. "Fî" ve "An" (O’nda ve O’ndan) Hallâc’ın savunduğu Tâsîn tevhîd akîdesinin özü olan "Fî" ve "An" kavramı Vahdet-i Vücud’daki "Her şey Allah’tır" akîdesinden farklı olup, "Her şey Allah’tadır ve her şey Allah’tandır" anlamına gelmektedir.   Katli Kendisine yöneltilen itham, sarfettiği cümlenin içerisinde geçen ve Allah’ın 99 sıfatından bir tanesi olan "Hak" sözcüğü idi. Tasavvufî anlamda mecazen kullandığı bu kelime ile neyi ifade ettiği devrin uleması tarafından aşikar olarak bilinmesine rağmen, katı görüşlü Müslümanları şoka uğratan diğer radikal görüşleriyle de göze batan Hâllâc, siyâseten tehlikeli görüldüğünden ortadan kaldırılması için sarfettiği bu sözcük bahane edildi. Hakk Teâlâ'nın kendisinde tecelli ettiğini iddia etmekle suçlanarak uzun yıllar hapiste kaldı ve sonunda i'dama mahkum edildi. İ'dam cezası o devrin kurallarına göre el ve ayakların çaprazlama kesilmesi şeklinde tatbik edilmekteydi. Alenen işkence edilerek ve vucudundaki tüm derilerin kesilmesiyle (bir kuzunun kesiminden sonra postunun çıkarılması gibi), yarı canlı haça gerilip halka teşhir edildiğinin ertesi günü ölür.
Osman
Ene'l Hak'ı inceledi.
383 syf.
·
10 günde
·
9/10 puan
Hallac-ı Mansur Çölün üzerinde yetişmiş Kanlı Bir gül. Rabbiyle arasına benliğini bile koymayan bir kul. Öyle bir teslimiyet ki, Allah ile olan birlikteliğini saklayamayıp kendinden vazgeçişin en güzel örneklerinden bir tanesi. Ene-l Hak (Ben Rabbim) diyebilmenin et ve kemiğe bürünmüş hali. Neden böyle demişti Hallaç Ne demek istemişti. İlahi aşka dayalı tevhid sırrının, insanı aşarak, Yaratıcı gerçeğe varışının özüne yapılan bir yolculuk bu. Yaratıcı ile yaratılan arasındaki çizginin yok olmasıyla ortaya çıkan 'Enel Hak' sözüyle yürüdü Rabbine Bir gece Rüyasında görür öğrencisi Şibli, Hallacı Mansuru. Nedir bu Enel Hak sözündeki sır. Bir ses duyar çok uzaklardan. Biz Hallac’a Bir sırrımızı verdik. Sır o kadar büyüktü ki içinde saklayamadı. Allah aşkıyla yanıp tutuşanlara Dünyada Rahatlık yoktur. Zindana attılar. Yıllarca zindanda kaldı. Katline ferman vermemek için Halife haber gönderdi. Ya Mansur! Sözünden dön. Özür dile. İstiğfar et ve kurtul. Mansur’un Cevabı müthiştir. O sözü kim söylediyse o özür dilesin. … Bir gece baktılar ki. Hallacı Mansur Zindanda değil. Zindan görevlileri şaşırmış vaziyette aradılar gecelerce Mansur’u Ama hiçbir yerde yoktu. İkinci Gece Daha kötü bir şey olmuştu. Ne Hallacı Mansur vardı ortada nede tutulduğu Zindan. Üçüncü gece, Zindan yerinde Hallacı Mansur içindeydi. Şaşkınlıklarını gizleyemeyen zindan görevlileri Sorarlar Hallaca: Efendim Nerdeydiniz? Tebessüm eder ve Cevap verir: ilk gece ben ondaydım, beni görmeniz mümkün değildi. İkinci gece o benimleydi. Ne ben vardım ne hücre. Üçüncü gece her şey yerli yerindeydi… ……. Ve Halife Sözünden dönmeyen Hallacın İdamına karar verirler. Götürürler idam edilecek Alana doğru. Elleri ayakları bağlı. Yolun iki tarafına dizilmiş olanlar taş atmak da Hallaca. Atılan taşlar bedenine çarptıkça gülümsemekte. Bir taraftan Dilinde dua yürür İdam sehpasına doğru. Allah’ım Sen bunlara Rahmetinle merhamet et. Bunlar Senin Dinin için taş atmaktalar bana. Senin bana verdiğin sırrı bunlar bilmiyor diye Rahmetini esirgeme Affet Allahım. Derken kalabalığın arasından bir Gül çarpar bedenine. Ahh diye inler. Öyle inlerki bir damla göz yaşı akar yanaklarından aşağıya. Sorarlar Akıbetini. Şöyle cevap verir: Bana taş atanlar beni anlamayanlardır. O Yüzden attıkları taşlar bedenime çarpsa da canımı yakmaz. Ama atılan gül, Beni anlayan birinin ellerinin arasından çıktı. İşte bu yüzden canım yandı der. Çıkartılır idam sehpasına. İlk önce kırbaçlanmasını sonra Taşlanmasını ister Halife. Hallacın gözlerinin içine bakan Cellat Bağışlayın beni efendim der. Tebessüm eder Hallac: Kendi cellatına saygı duymayan hiçbir aşık ölümü hak etmemiştir der. Her kırbaç darbesinde “Ehad” (Tektir) diye inlemektedir. Yüzünde en ufak bir acı, bedeninde en küçük yorulma belirtisi yoktur. Sorarlar Son isteğin nedir ? Namaz kılmak istiyorum der. Ve Namazdan sonra beni taşlamaya başlayacakları zaman ilk taşı günahsız olanınız atsın. Taş atacak bir tek kişi çıkmaz aralarından… Kılar namazını Açar Ellerini Rabbine: Allahım, şu topluluk senin kullarındadır. Sana yaklaşmak ümüdiyle beni öldürmek için toplanmışlar, onları affet. İyi biliyorum ki, bildiklerimi onlar da bilseler veya bildiklerimi ben bilmeseydim onlar gibi, bu hal başımıza gelmezdi. Onlara selam sana hamd olsun. Kaldırırlar Hallacı direğe bağlarlar. Eli yüzü kan içinde. Ellerini yüzüne sürer sonra dirseklerine sonra başını mesh eder. Ne yapıyorsun Ey Hallaç diye sorduklarında Abdest alıyorum der. Kan ile mi ? Evet böyle iki rekat namaz kılacağım. İki rekat namaz da Allah’a götürür. Yeter ki, abdesti kan ile alınsın, aşk içinde kılınsın. Keserler Sağ elini Sağ Ayağını Hallaç Gülümsemektedir. Allah’ım bu ayaklar bu kollar Senin uğruna fedadır der. Çıkartırlar dilini. Son sözünü söyler Hallaç. Ey Alemlerin Rabbi, Senden başka hiç bir şey söylemedi bu dil. Şimdi onuda kesmekteler. Ve Senden başka hiç bir şeye secde etmedi bu baş ve birazdan onu da kesecekler. Keserlerde Hallacı Mansur’un başını. Kesilen Her uzuvdan Fışkırın kan Yere ENE-L HAK yazar. Yaşarken sözlerine cevap vermeyenler korkarlar Hallacın bedeninden de ve ateşe atarak yakarlar bendeni. Ve Derlerki. Hallaç Aşkın Zirvesiydi. Ve öyle demişti bir şair Hallac-ı Mansur için. Bak Mansur’un işine, neler geldi başına, Düşen nasıl kurtulur “Enel Hak” ateşine? Keyifli okumalar…
Ene'l Hak
8.8/10
· 46 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
36
Ömer
Tavasin'i inceledi.
108 syf.
·
Beğendi
·
5/10 puan
Fikri ve Diğer Dinlere Bakış Açısı
Öğretisi ve fikirleri Hallâc'ın Allah'ta eriyip yok olmak anlamında söylediği "En-el Hak", yani "Ben Hakk'ım" (‏ En el-Hakk) sözü bahane edilerek 912 yılında tutuklandı. "Fî" ve "An" (O’nda ve O’ndan) Hallâc’ın savunduğu Tâsîn tevhîd akîdesinin özü olan "Fî" ve "An" kavramı Vahdet-i Vücud’daki "Her şey Allah’tır" akîdesinden farklı olup, "Her şey Allah’tadır ve her şey Allah’tandır" anlamına gelmektedir. Kendisinden sonra gelen ve "Yetmiş iki millete bir gözle bakmak" gibi sözlerle tüm farklı inanç ve kanaatleri ötekileştirmeyen Yunus Emre gibi sûfilerde görülen kucaklayıcı, anlamaya dönük yaklaşımın kökleri Hallac-ı Mansur'a kadar uzanmaktadır. Ünlü Alman tasavvuf araştırmacısı Annemarie Schimmel'in Hallac'dan aktardığı aşağıdaki satırlar onun farklı inançtan insanlara nasıl baktığını apaçık bir şekilde göstermektedir: Öğrencilerinden biri bir Yahudi'ye hakaret eder ve Hallac'ın kızgınlığını üzerine çeker, bir süre sonra sakinleşen Hallac ona: "Sevgili oğlum. Bütün dinler, ulu Tanrı'nın dinleridir. Tanrı, her bir dini ile ayrı bir insan topluluğunu meşgul etmektedir. İnsanlar inandıkları dinleri kendileri seçmediler; bilakis Rahman ve Rahim olan Tanrı, insanları inandıkları dinler için seçmiştir. Eğer bir kimse başka bir kimseyi inandığı dinin doğru olmadığı iddiasıyla kınarsa, bu hareketiyle o insanın kendi iradesiyle bir tercih yapmış olduğu yolunda bir hüküm vermiş olur. Bu da aslında, Kadercilerin tarzıdır ve Zerdüştler böyle bir dini topluluktur (yani bunlar düalisttir). Bilesin ki Yahudilik, Hıristiyalık ve diğer dinler, sadece çeşitli sanlar ve farklı isimlerdir; fakat hepsinde maksat aynıdır, farklı değildir. Ben dinlerin ne olduğu konusunda çok düşündüm. Neticede gördüm ki, dinler, bir kökün çeşitli dallarıdır. Bir insandan, onu alışkanlıklarından alıkoyan ve bağlarından koparan bir din seçmesini talep etme. O zaten varlığın sebebini ve yüce gayelerin manasını kendisinin en iyi anladığı şekilde arayacaktır" der. Her şeyin zıddı ile bilindiği ve ayakta durduğu bu ikilikler evreninde küfür-iman diyalektiği de gözardı edilemeyecek bir gerçektir. Öyleyse kimse kendisini, kabullerini diğer her şeyi dışlayacak bir mutlaklık dairesi içinde görmemelidir Hallac'a göre. Hallac'a göre Tanrı dahi kulunun sınırlılığını bilip buna göre ona muamele edecektir. Yine ondan aktarılan şu satırlar onun Tanrı ve insan arasındaki ilişkiye bakışındaki geniş perspektifi ortaya koymaktadır: "Yeryüzünde hiçbir imansızlık yoktur ki, altında iman saklı olmasın; itaat yoktur ki, altında kendinden büyük isyan saklı olması ve kendini tamamen ibadete adama hali yoktur ki, altında saygıdan feragat hali olmasın; sevmek iddiası yoktur ki, altında edepsizlik saklı olmasın. Fakat ulu Tanrı, kullarına istidatlarına göre muamele eder.
Tavasin
7.8/10
· 169 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
Abdullah
Tavasin'i inceledi.
108 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Saçma sapan, pislik, boş, rezil, batıl, kitap. Hallacı Mansurla hiç bir alakası yok. Okunmaz...................... .......................................
Tavasin
7.8/10
· 169 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2