Geri Bildirim
Adı:
Tavasin
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
108
ISBN:
9753860269
Çeviri:
Yaşar Günenç
Yayınevi:
Yaba
Hallac-ı Mansur, 9. yüzyıldan günümüze uzanan zaman içeresinde izleri silinmeyen bir düşünce adamıdır. Tasavvuf felsefesinde insanın "Tanrılaşma" fikrini ortaya koyan ve bunu kişiliğinde özdeşleştirme sonucu hayatıyla ödeyen Mansur, kendinden sonra gelen tasavvufçuları da büyük ölçüde etkilemiştir. Tavasin, onun zindanda yazdığı bir eserdir. Kendisinin yaptığı şekiller, büyüleyici anlatımı bu kitabı ilginç yaptığı kadar önemli bir kaynak durumuna da getirmektedir.
Allah Teâlâ'nın aşkı ile kendinden geçtiği bir sırada; "Ene'l-Hak" dedi. Bu sözün anlamı, (Ben Hakkım) demek ise de, (Haktan başka hiç kimse yok) demek istemişti.

Kalbin masivadan arınarak Hakk'ın esma, sıfat ve zılâl nûrlarına ayna olması sonucu meydana gelen şiddetli sevgi ve aşk sebebiyle salik, akis ve gölgeleri Hakk'ın kendisi zanneder. Hallac'ın "Ene'l-Hak"dediği makam burasıdır. Elini ateşe sokan kişinin yandığında can havliyle: "Yandım, ateş oldum."demesi nasıl mecazi bir hakikati ifade ediyorsa ve bu söz; söyleyenin gerçekten ateş olduğunu göstermiyorsa "Ene'l-Hak" sözü de böyle bir mecazi idraktir. Kulun kendi fiil ve davranışlarını görmez olup kendisinde olan fillerin Allah'a aid olduğunu idrak etmesidir.


Allah Teâlâ'nın aşkı ile kendinden geçtiği bir sırada; "Ene'l-Hak" dedi. Bu sözün anlamı, (Ben Hakkım) demek ise de, (Haktan başka hiç kimse yok) demek istemişti.

Kalbin masivadan arınarak Hakk'ın esma, sıfat ve zılâl nûrlarına ayna olması sonucu meydana gelen şiddetli sevgi ve aşk sebebiyle salik, akis ve gölgeleri Hakk'ın kendisi zanneder. Hallac'ın "Ene'l-Hak"dediği makam burasıdır. Elini ateşe sokan kişinin yandığında can havliyle: "Yandım, ateş oldum."demesi nasıl mecazi bir hakikati ifade ediyorsa ve bu söz; söyleyenin gerçekten ateş olduğunu göstermiyorsa "Ene'l-Hak" sözü de böyle bir mecazi idraktir. Kulun kendi fiil ve davranışlarını görmez olup kendisinde olan fillerin Allah'a aid olduğunu idrak etmesidir.(ALINTI)
Mansurun ölüm sebebi sırrı açıklamasıydı. İçinde tutamadı daha fazla, tutamazdı da. Çünkü bulunduğu vecd makamında ben olmaktan çıkmıştı. O olmuştu. O olmak bedel ister.
Hallac'ın hapishanedeyken kaleme aldığı bir not defteri gibi bişey bu kitap. Hani kendi kendinize kısa notlar tutarsınız ve bu kısa notların kriptolarını siz bilirsiniz ya. Sizden başka okuyan biri için anlaşılması çok mümkün olmaz. İşte öyle bir kitap. Anlayabilmek için gayret ettim ama çok başarılı olamadım.

Kitapta en iyi son bölümü anladım. Gizem Bahçesi isimli son bölüm bana çok faydalı oldu. O bölümde Hallac'ta ilginç bir seviye olduğu hissine kapıldım. Hele ki şu cümlesi aklıma çivi gibi çakıldı. '' BELİRSİZLİK ERMİŞİN İŞARETİ, BİLGİSİZLİKTE ONUN YÖNTEMİDİR'' İşte bu cümlenin özellikle ikinci kısmı benimde içselleştirmeye başladığım bir bir yöntemi perçinledi.

Kitap çok kısa ve anlaşılması zor. Aynı kitabın Yaşar Nuri Öztürk tarafından çözümlendiği iddaa edilen açıklamalı izahına da göz gezdirdim ama bana göre hiçbirşeyi açıklayamamış o kitap. Aksine daha bile kafa karıştırmış.

Öte yandan, kitabın yazarı her nedense Yezidilik gibi bir akıma ait görüşleride Hallacın anlatısı bittikten sonra eklemiş. O kısım herkes tarafından eleştirilmiş ve bencede saçma olmuş.

Göğün kapısını, gaybın anahtarını arayanlar için çekici bir kitap belki ama dar ve kapalı anlatımı nedeni ile pek çıkarım yapılamayacak bir kitap.
Konuşmanı değiştir. Hayallerden kendini uzak tut,
ayaklarını insanoğlundan ve yaratıklardan yukarıya
kaldır. O'ndan söz ederken vezinli ve uyumlu konuş!
Tutkulu ol, tanrısal sarhoşluk içinde kaybol. Bilesin ki
ötesine uçmalısın dağların ve ovaların, bilgi dağlarının
ve güvenlik tepelerinin, görmek için Onu, bakıp durduğun.
Böylece, Kutsal Ev'e ulaşınca, zorunlu oruç sona
erdi.
Arınmışlığı sordu bana, şöyle dedim: «Kes kanatlarını,
yokoluş makasıyla. Madem beni izleyemiyorsun.
»
Dedi ki: «Ben bu kanatlarımla Sevgilime uçuyorum.
» Dedim: «Yazık sana! Çünkü O, hiçbir şeye benzemez;
O, her şeyi duyandır, her şeyi görendir.» Bunun
üzerine, anlayış denizine düştü, boğuldu.
Senden uzak olmak diye bir şey yok benim için, çünkü biliyorum uzaklığın ve yakınlığın bir olduğunu.
Hiçbir bilgin yok, onun bilgisine ulaşan; hiçbir fi­ lozof yok, onun aklına erişen.
Hallac-ı Mansur
Sayfa 15 - yaba yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tavasin
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
108
ISBN:
9753860269
Çeviri:
Yaşar Günenç
Yayınevi:
Yaba
Hallac-ı Mansur, 9. yüzyıldan günümüze uzanan zaman içeresinde izleri silinmeyen bir düşünce adamıdır. Tasavvuf felsefesinde insanın "Tanrılaşma" fikrini ortaya koyan ve bunu kişiliğinde özdeşleştirme sonucu hayatıyla ödeyen Mansur, kendinden sonra gelen tasavvufçuları da büyük ölçüde etkilemiştir. Tavasin, onun zindanda yazdığı bir eserdir. Kendisinin yaptığı şekiller, büyüleyici anlatımı bu kitabı ilginç yaptığı kadar önemli bir kaynak durumuna da getirmektedir.

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • Jah
  • Emre
  • Hafzullah Yalçın
  • Dilan Tekdağ
  • Engin Tari
  • Mustafa Duman
  • KA
  • Ribelle
  • Ateş Fedya
  • TUBA ÖNER

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%20

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%25.8
Erkek
%74.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.3 (3)
9
%18.2 (2)
8
%27.3 (3)
7
%18.2 (2)
6
%0
5
%9.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0