Müslümanların Filistin'de, Kırım'da, Doğu Türkistan'da, Keşmir'de veya Etiyopya'da cektiklerine ilişkin haberler her yerde hüzne yol açıp aynı ölçüde kınanırken niçin hiçbir zaman eyleme geçilmiyor veya eylemler, hissedilenlerle büsbütün farklı oluyor?
Bu sualin cevabı, Batı'da eğitim görmüş ya da Garp tesiri altındaki idareci sınıfından çevrelerin sıradan halkın hissettiklerine zıt ve İslam Birliği şuuruyla değil kasti bir şekilde ırkçı temayüllerle hareket etmelerindedir. Müslüman halkların iç güdü ve şuurları bölünmüş ve zıt mevkilere konuşlandırılmış durumdadır ve bu şartlar altında her türlü manalı eylem imkânsız olmuş ve öyle kalacaktır.