Sen de tutmuş, bana yaşa diyorsun! Niye? Kimin için? Ne için? Ölmek benim de hakkım değil mi? Canıma kıymak hakkım değil mi? Yetişmez mi kendimi bu kadar katlettirdiğim, bu kadar katil olduğum?
Elbette, Binbaşım, kahkahalarlarınızla siz benim ölümüme sebep oldunuz. Kahkahalarınız, dünyanın bütün ölümlerinden daha daha korkunçtu, Binbaşım. Beni kahkahalarınız öldürdü, Binbaşım!
Evvel zamandaymış o: Alaska'daki iki kızın buzlar arasında donup öldüğünü gazetede okudukları vakit Kap şehrindeki adamların, lambalarının yeşil abajuru altında derin derin içlerini çekmesi! Eskidenmiş o: Boston'da bir çocuk kaçırılınca Hamburg'daki halkın uyku yüzüne hasret kalışı. Eskidenmiş, Paris'te bir adam balondan düşüp parçalanınca San Francisco'luların yas tutması.