Zurnalarbenimiçinçalıyor

Zurnalarbenimiçinçalıyor
Bu oyun her yüzyılda bir, 6 milyar insan için yeniden düzenleniyor ve herkes kendi oyununa bir isim verip, yalnız oynuyor oyununu. Ben kendi oyunuma 'savaşları durdurmaca oyunu' demişim mesela. Bir başkası 'büyük adam olmaca oyunu', bir başkası ise 'benden bir şey olmamaca oyunu...' diyebilir. Şimdi bir karar ver, sen bu oyunda var mısın, yok musun? 'Varım' diyorsan hemen oyununa bir isim tak ve başla... 'Yokum' diyorsan, hoop! Bu oyundan asla kaçamazsın. Diyelim ki oyunbozanlık yaptın da kaçtın, o zaman sen artık oyununa bir isim verme hakkını da kaybedeceksin demektir ki bu durumda diğer oyuncular senin oyununun adını 'jeton saklamaca' olarak belirleyeceklerdir.
Alıntı
Reklam
Bir defa dershane okuldaki öğretmenin utanç duyması gereken bir şeydir. Öğrenci soruyor: - Hocam hangi dershaneye gideyim? Öğretmen gururla cevap veriyor: - Falan dershanesine git yavrum. Bu, neredeyse bütün öğretmenlerin ortak cevabıdır. Aslında bu cevabın altında başka bir anlam daha saklıdır. Bak şimdi! - Hocam hangi dershaneye gideyim? - Ben iyi bir öğretmen değilim yavrum, sana bunca yıldır hiçbir şey veremedim. Sen en iyisi falan dershaneye git de kendini kurtar...
Alıntı
Kazanmak vicdan azabıyla yoğrulmuş bir mecburiyet olur çocuk için.
Çocuk üniversiteyi bir kazansın, bir dakika bile dur mam ben İstanbul'da. Bunu söyleyen babanın psikolojisini bir düşünsene. Eğer çocuğu üniversiteyi kazanamazsa, istemediği halde yerinde çakılıp kalacaktır. Bu beklentiler çocuğun önünde aşikar serilir ortaya. Ve çocuğun karnındaki ağrıyı büyütür bu tavır;
Alıntı
Özetle, okulun birinci gününün akşamı, her anne baba, çocuğuyla beraber bir de hayal getiriyor eve... - Benim kızım büyüyünce mimar olacak! - Benim oğlum büyüyünce doktor olacak! - Benim kızım avukat olacak! - Benim oğlum mühendis olacak!... beklentilerinin çıkış günüdür o gün ve aynı gündür çocuğun milletin içinde babasını ya da annesini gaza getiren o cümleyi söylediği gün. - Ben doktor olacağım!
Alıntı
Canavarı öldürdüm!' dedi çocuk, elindeki minik lekeyi göstererek. Sonra anladılar, meğer karanlık köşkün açık unutulan lambasının önüne bir sivrisinek dadanmış, duvara yansıyan da onun kanatlanymış. Üzgünüm! Bazen canavar sandıkların, üçüncü sınıf bir lambanın önüne gelmiş dikilmiş topal bir sivrisinekten ibaret olabiliyor. Bazen bu sivrisinekler çok özel de olabiliyor. Ve insan daha doğar doğmaz bu sivrisineğin etkisine girip yıllarca çıkamayabilir
Alıntı
Reklam