Aydının bir özelliğinin, belki de ilk olması gereken özelliğinin , düşünceyi ciddiye almak olduğunu anlayamayız. Öteki özelliklerininse, düşüncesi ve varsayımlarıyla tutarlı olması, düşüncesinin kendini götürdüğü yere korkmadan gidebilmesi, çelişkilerden sakınabilmesi, yanılgılarını çekinmeden açıklayabilmesi olmalıdır. Bir anlamda "düşünce namusu ve dürüstlüğü" aydın olma niteliğinin ilk belirleyici unsurudur. Ancak en önemlisi, bir aydın, düşüncesini satmayan kişidir.
Yüzyıllardır 'adam' denilen şeyin binlerce tarifi yapıldı; ama benim aklıma 'adam' denilince gelen tek tarif şudur: 'Verdiği sözü tutan, tutamayacağı sözü vermeyen kişi...'
İnsan hayatını kelimeler yönetiyor ve insan, sadece kelimelerle bile suyun tüm moleküler yapısını altüst edebilecek muhteşem bir donanıma sahip. Dünyanın üçte ikisinin su olduğunu düşünürsek insan belki de patavatsızca kurduğu bir cümleyle yeri yerinden oynatabilir.
Adamın biri, bir sirke iş başvurusu yapmaya gitti. Sirkin sahibine:
Efendim, ben çok iyi kuş taklidi yapabiliyorum! dedi. Sirk sahibi gülmeye başladı: - Bunu herkes yapabilir. Beni meşgul etme delikanlı...
dedi.
Genç adam, zamanını aldığı adamdan 'özür' diledi. Camı açtı ve uçarak sirki terk etti