Bu kitabın okurları bence ikiye ayrılıyor;birinci kısım boynuna fular takıp "hayat güzel,kuşlar uçuyor ahh fok balıkları ahh" diyenler ikinci kısımsa benim gibi eserden edebi tat almayı amaçlayan ve eseri eziyet çekmek gibi mazoşist duygularla okumayan kısım.Birinci kısım eseri övüp övüp bitiremiyor ikinci kısım ee iyi tamam da ben ne okudum şimdi diyor,hatta ne okumadım,hatta yarıda bırakanlarımız hatta ve hatta kitap okumaktan ve bu kitap sayesinde hayattan soğuyanlarımız bile vardır.Evet yazar büyülü gerçekçilik akımını harika kullanıyor tamam bütün Arcadio sülalesi ilmek ilmek işlenmiş kabul fakat tüm bunlar bu eziyeti çekmeye değer mi?Bu kadar övülen bir eserden çok daha fazla tat almayı beklerdim.Romanın sağlam yapısına diyeceğim yok fakat ben edebi eserde pragmatiğimdir.
Mesela Günden Kalanlar adlı eser de okuyucuya bir şey vermeyen sağlam yapılı bir roman ama o roman akıyor ilerliyor,Yüzyıllık Yalnızlıksa ne yazık ki ilerlemeyi geçelim geri dönüşler yapmamıza sebep oluyor.Eserdeki kahramanları unutmamak için kişi haritası bile çıkardım ama yine de olmadı.Okuyun merakınızı giderin ama daha fazlasını beklemeyin derim.