Ertesi bahar köklerimi uyandırdığımda tüm
düzenimin bozulduğunu, bazılarının
kuruduğunu, bazılarının da yolunduğunu
gördüm. Tabii sağlam kalan köklerim az değildi.
İlkin sağlam olan köklerimi nemli toprağa daldırdım, sonra yeni yeni kökler çıkartıp
çevreye gönderdim. Sonra filizlenme, yaprak ve
tomurcuk verme düşüncesine kapıldım. Derken
annemi tanıdım.
O günden beri ne kadar zaman geçti
bilmiyorum. Bahçıvan bir türlü benden meyva
alamadı. Bundan sonra da alamayacak. Ben ona
itaat etmiyorum. Şimdi aklı sıra beni
korkutmaya, testereyle kesmeye, yıldırmaya
çalışıyor.
"Ben gidiyorum şeftali ağacı. Şeftalini sana
bırakıyorum."
Pulad kalkıp gideceği sırada şeftalimi ayağının
önüne düşürdüm. Pulad şeftaliyi aldı, kokladı,
sonra tozlarını sildi. Tepeden aşağı eliyle okşadı
beni ve çekip gitti.