1000Kitap Logosu
Samed Behrengi
Samed Behrengi
Samed Behrengi

Samed Behrengi

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.6
8,2bin Kişi
31,2bin
Okunma
855
Beğeni
22bin
Gösterim
Tam adı
Səməd Behrəngi
Unvan
İranlı Eğitmen ve Yazar
Doğum
Tebriz, İran, 24 Haziran 1939
Ölüm
Tebriz, İran, 31 Ağustos 1967
Yaşamı
Samed Behrengi (Fars:صمد بهرنگی, Azerbaycan: Səməd Behrəngi; 24 Haziran, 1939; Tebriz, İran Şahlığı; ö. 31 Ağustos, 1967; Aras Nehri) Azeri asıllı İranlı öğretmen ve çocuk hikâyeleri ile halk masalları yazarı-derleyicisi. Hayatı Babasının adı İzzet, annesinin adı Sara idi. İran genelinde seyahatler ile Fars ve Azeri halk kültürü üzerine incelemeler yaptı. Halkın dilinde dolaşan masalları, söylenceleri derledi, yorumladı, yeniden yazdı. Bunları derlemenin yanı sıra, çocuk öyküleri yazdı. Ne var ki kimilerince çocuk öyküleri olarak görülen bu yapıtlar kimilerince de İran ve diğer dünya halklarına, adalet, eşitlik, dogmayı sorgulama, direnebilme gibi öğütlerde bulunan metinlerdir. Zamanının Şah yönetimine karşı masal ve hikâyeler yazarak karşı koymaya çalışmış, başkaldırmıştır.Samed Behrengi öğretmen okulunda okumuştur. Öğrenimini tamamladıktan sonra köy okullarında öğretmenliğe başlamıştır. Kısa hayatı boyunca her zaman çocuklara hayatı anlatmaya çalışmış ve öğretmenlik görevinde kalmıştır. Samed Behrengi (1967) 29 yaşındayken şüphe uyandıran bir biçimde Aras Nehri'nde ölmüştür. Yüzerken boğulduğu söylentisi yayılsa da buna kimse inanmadı, çünkü Behrengi, yazdığı masallarla, ülkesinin başına çöreklenmiş Şahlık düzenini açıkça eleştiyor, her türlü baskı yönetimine karşı çıkıyordu. Bu yüzden suikaste uğradığı düşünülmektedir.Yapıtları onlarca dile çevrilmiştir.
Gizemli okur
Yıldız ve Konuşan Bebek'i inceledi.
96 syf.
·
Puan vermedi
Yıldız ve Konuşan Bebek Yıldız'ın babası o küçükken boşanmış, üvey annesi ile evlenmiştir. Gel zaman git zaman, Üvey anne Yıldız'a hiç iyi davranmaz, ona hep işkence eder. İşte bu gibi durumlarda yıldızın da sığınacağı tek bir sığınağı vardır. O da sandık odasındaki oyuncak bebeği.. Yıldız sürekli yakarır "Ne olur bebeğim konuş benimle? " diye. Bir gün öyle bir şey olur ki oyuncak bebek dile gelir ve konuşmaya başlar. Yıldız artık hiç olmadığı kadar mutludur. Çünkü bebeği onunla her gün konuşuyordur. Bir gün Yıldız rüyasında bir düş görür. Düşünde Yıldız, Yaşar, ve Oyuncak bebeği gökyüzünde üç küçük güvercin olmuş, ormana doğru uçmaktadır. Ardından Yıldız ile Yaşar, oyuncak bebeği takip ederek, ormana varırlar. Orada orman sakinleri; tavşan, tavuş kuşu, ateşböceği, ördekler, kuğular ve renkli balıklarla aralarında birazdan başlayacak "Kızıl Gül Dansı" nı konuşurlar. Sonra oyuncak bebekler pırıl pırıl elbiselerini giyerler ve aralarına kırmızı gülü de alarak danslı müzikli eğlencelerine başlarlar. Bizim çocuklar da bu eğlenceyi hayran bakışlarla izler. O da ne? Üvey annenin uyanması için Yıldız'ı bacağından çekiştirmektedir. Ne yani, hepsi düş müydü? Yine de Yıldız düşünün güzelliği ile yüzünde mutlu bir gülümseme ile uyanır. Koşar hemen oyuncak bebeğinin yanına, ormanda yaşadığı düşü konuşmaya. Ama maalesef o sırada üvey anne de yıldızın bebeğiyle konuşmalarını dinlemektedir ve oyuncak bebeği üzerine gaz dökerek, yakar. Bu durumun ardından Yıldız çok üzülür. Ama, ne gelir elden? Oyuncak bebek yanmıştır bir kere.. Yıldız ve Yaşar gibi temiz kalpli çocukların dünyalarına tanık olmak isterseniz, kurgu tam da size göre.. Keyifli okumalar dilerim. ๑ ◕‿◕ ๑ Gizemli okur
Yıldız ve Konuşan Bebek
OKUYACAKLARIMA EKLE
100
Filiz
Küçük Kara Balık'ı inceledi.
56 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
"Hayat küçük bir alanda daireler çizerek yaşlanana ve elinde hiçbir şey kalmayana kadar yüzmekten mi ibaret, yoksa dünyada başka bir şekilde yaşamak mümkün mü, bilmek istiyorum." der Samed Behrehgi'nin Küçük Kara Balığı. Küçük Kara Balık bilmek ister dünyada başka bir şekilde yaşamak mümkün mü?. Annesi ise çok kızar yavrusuna bu düşüncelerinden dolayı. Başka yerleri merak etmek, başka akarsulara, denizlere ,okyanuslara gitmek de neyin nesidir? Küçük Kara Balığı bu fikrinden ne kadar vazgeçirmeye çalışsalarda annesi ve komşuları, o merakının, hayallerinin peşinden gitmek için düşer yollara. Çünkü o kendisine çizilen sınırlar içinde yaşamını tamamlamak, ömrünü boşuna geçirmiş, her şeyden şikayet eden yaşlı balıklardan olmak istemez. Samed Behrengi 1939'da Tebriz'de yoksul bir işçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelir. Kısacık yaşamı boyunca öğretmenlik, çocuk hikayeleri ve halk masalları yazarlığı ve çevirmenlik yapar.29 yıllık yaşamı İran'da şah döneminin en baskıcı zamanlarına denk gelir. Ancak bu baskıcı rejim Behrengi'nin başka bir yaşamın varolduğunu anlatmasını engelleyemez. O yazdıklarıyla mücadeleyi, cesareti ve özgürlüğü en yalın haliyle anlatır. Samed Behrengi'nin 1968 yılında 29 yaşında iken Aras nehrinde ölüsü bulunduğunda, şahı eleştiren yazılarından ötürü suikaste uğradığı düşünülür. Behrengi'nin yazdıkları içinde belki de çocukların en çok gönlüne taht kurandır Küçük Kara Balığın hikayesi. Küçükler kadar büyüklerinde okuması, üzerine düşünmesi gerekeni belki de. Şöyle diyor Küçük Kara Balık "Ölüm her an gelip beni gafil avlayabilir. Fakat yaşadığım sürece ölümün beni kolayca bulmasına izin vermeyeceğim. Bir gün ölümle yüz yüze kalırsam, ki kalacağım, buna üzülmeyeceğim. Önemli olan, yaşamımın ya da ölümümün diğerleri üzerinde bırakacağı etkidir..." Bu dünyada her şeye rağmen yola çıkanlara, korkmadan cesurca bu hayatı yaşamayı seçenlere selam olsun.
Küçük Kara Balık
8.7/10
· 21,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
60
Anıl
Bir Şeftali Bin Şeftali'yi inceledi.
56 syf.
·
3 günde
·
10/10 puan
Bakmayın siz kitap mağazalarının çocuk kitap reyonlarında satışa sunulduğuna, bakmayın fiyatının 3 TL olduğuna, bakmayın kapağındaki komik şeftali resmine, bakmayın kitabın inceliğine. Bir Şeftali Bin Şeftali, dokunaklı hikayesi ile okura, çoğu kalın kitaptan daha keskin mesajlar vermektedir. Bir anlamda George Orwell'in Hayvan Çiftliği tadında ve tarzındadır. Adaletsizlik, sınıf farklılıkları, toprak reformu, emek, sevgi, arkadaşlık, umutsuzluk gibi kavramlar ince ince işlenmiştir. Bir Şeftali Bin Şeftali öyküsünü bitirdikten sonra Samed Behrengi'ye çok kısa yazdığı için kızsam da biliyorum ki, o bilhassa çocuklara, daha bu yaştan bazı kavramları sorgulatmak aynı zamanda sorgulamayı aşılamak için yapmıştı. Gönül rahatlığı ile tavsiye edebileceğim, tarzını beğenenlerin hayran kalacağını düşündüğüm bir kitap. Ve son olarak Samed Behrengi'nin çocuklara seslenişini paylaşmak ister, keyifli okumalar dilerim. Çocuklar, kuşkusuz gelecek sizin ellerinizde; iyisiyle, kötüsüyle sizin olacak. İster istemez büyüyecek ve zamanla birlikte yol alacaksınız. Babalarınızın, büyük babalarınızın ardından gelecek, onların yerini alacak, her şeyi elde edip sosyal yaşama iyisiyle, kötüsüyle, her şeyiyle sahip olacaksınız. Yoksulluk, zulüm, zorbalık, adalet, sevinç, keder, kimsesizlik, dayak, iş ve işsizlik, hapishane ve özgürlük, hastalık ve ilaçsızlık, açlık, çıplaklık, yüzlerce sosyal mutluluk ve mutsuzluk artık sizin olacak. Bildiğimiz gibi hastalıkların tedavisi için önce bunun nedenini bulmak gerek. Örneğin doktorlar hastalarını tedavi etmek için önce bunun mikrobunun peşine düşer ve sonra bu mikroba karşıt ilaçları verirler hastalarına. Toplumsal rahatsızlıkları da iyileştirmek için aynı işlemi yapmak gerekir. Biliyoruz ki sağlam vücutta asla hastalık bulunmaz. Sağlıklı toplumlarda da rahatsızlığın izine rastlanmamalıdır. İflas, zorbalık, yalan, hırsızlık ve savaş sadece sağlıksız toplumlarda görülen rahatsızlıklardandır. Bunca rahatsızlığın nedenini bulmak için ilkin bunun nedenini bulmalıyız. Sorun hep kendinize: Neden gönderdiler sınıf arkadaşımı halı dokuma fabrikasına? Neden bazıları hırsızlık yapıyor? Neden şurada burada savaş var, neden kan dökülüyor? Öldükten sonra ne olacağım? Dünyaya gelmeden önce neydim? Dünyanın sonu ne olacak? Ne zaman bitecek savaş, yoksulluk ve açlık?
Bir Şeftali Bin Şeftali
8.7/10
· 5,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
27
317