Yazarı bilinmeyen Töre metinlerinden birine göre, her insan yaşamda iki yoldan birini seçebilir: inşa etmek ya da toprağı ekmek. İnşa etmeyi seçenlerin işi yıllarca sürebilir, ama günün birinde yaptıkları inşaat biter. O zaman kendilerini kendi ördükleri duvarların içine hapsettiklerini görürler. İnşaat durunca yaşam anlamını yitirir.
Diğerleri ise toprağı ekerler. Fırtınalara, mevsimlerin getirdiği bütün çetin koşullara göğüs gererler ve hemen hemen hiç dinlenmezler. Ama yapının tersine, bahçenin gelişip büyümesi hiç bitmez. Bahçe, bahçıvanın sürekli ilgisini, dikkatini, bakımını gerektirirken bir yandan da yaşamını büyük bir serüvene dönüştürür.
Bahçıvanlar her zaman birbirlerini tanırlar, çünkü her bitkinin tarihçesinde bütün Dünya’nın gelişiminin yattığını bilirler. Zihnimiz de bir bahçe gibidir; otlara dikkat etmemiz gerekir.
Merhabalar sevgili kitap dostlarım. Coelho'nun Brida'sıyla spiritüel-ezoterik-mistik bir ~BEN~ yolculuğumdan nihâyet dönmüş bulunmaktayım.
Yolculuğum boyunca, görünenle görünmeyen âlem arasında ve Brida'yı, sevenlerle sevmeyenler arasındaki uçurumun tam ortasında 360° döndüm durdum diyebilirim.
Öncelikle metin kurgusunun(!) sıradan bir kurgu olmadığını söylemeliyim. Hâttâ metinde yok yok! Antik Mısır ve Yunan medeniyeti bağlamında Hermetik/Hermenötik felsefenin ezoterik (gizli) öğretileri, tarikatlar, reankarne yaşamlar-ruhlar, kadim gelenek-töreler, maji-magilik (okült-cadılık-büyücülük) bilgelik-zerdüştlük, mitler, (özellikle Yunan ve İskandinav) arketipler, evrensel semboller, imgeler, tarot kartlarının gizemi-kehâneti, ateş elementinin önemi, gayb alemi, ekinoks günlerinde yapılan ayinler, seremoniler, ritüeller, altıncı his ve sezgi, paralel evrenler, Rahmanî ve şeytanî enerjiler, aura, doğanın bilgeliğinin töreleri (güneş ve ay