Adı:
Zahir
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750705793
Kitabın türü:
Orijinal adı:
O Zahir
Çeviri:
Emrah İmre
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Zahir
Zâhir
The Zahir
Zahir
Gözden kaybolmuştu ama ancak şimdi anlıyordum ki Zahir, bir nesneyi takıntı haline getirmiş bir adamdan çok daha öte bir şeydi, Borges’in öyküsünde bahsettiği Kurtuba camiinin bin sütunundan sadece biriydi, ya da iki senedir korkunç biçimde tecrübe ettiğim üzere, Orta Asya’da bir kadındı. Nesilden nesle aktarılmış her şeye yönelik bir takıntıydı Zahir, hiçbir soruyu cevapsız bırakmıyor, bütün boşluğu dolduruyor, her şeyin değiştiği gerçeğini hesaba katmamıza asla izin vermiyordu.

Savaş muhabiri karısı bir gün ansızın kayıplara karışan ünlü bir yazar… Paris gecelerinde gizli buluşmalar… Şamanlar ve berduşlar… Yoksulluklarına rağmen hayatı dolu dolu yaşayanlar… Yazgılarının peşinden koşanlar… Yüreğini pusula ederek yollara düşen bir âşık…

Paulo Coelho’nun en samimi romanlarından Zahir, Santiago Yolu’nda filizlenip Paris sokaklarından geçerek Orta Asya’nın bozkırlarına uzanan büyüleyici bir aşk hikâyesi.

Aşk vahşi bir güçtür. Zapt etmeye çalışırsak bizi mahveder. Hapsetmeye çalışırsak bizi köle eder. Anlamaya çalışırsak bizi şaşkına çevirir.
320 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Herkesin kendine ait bir şeyler bulabileceği ve geçmişe yönelik çok güzel sorgulatan bir kitap.Kaliteli bir eser olduğu inkar edilemez ders niteliğinde, okura bir şey katmaya yönelik bir kitap olduğunu düşünüyorum.Bana göre tek olumsuz yanı kitabın sonlarına doğru çok uzatılıp sıkıcı bir hal alması oldu ve baydı biraz.Tabii ki bu eserin güzel olduğu gerçeğini değiştirmez.Okumayı düşünenlere keyifli okumalar dilerim.
320 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
Senin Zahir'in Kim?

Zahir; bir kez dokunduktan ya da gördükten sonra asla unutulamayan ve giderek bizi deliliğe götürecek kadar tüm düşüncelerimizi dolduran.

Kaybolan karısını bulmak için yola çıkan yazarın, Fransa'dan Orta Asya steplerine uzanan, kendi içsel yolculuğuna devam eden ve kendini keşfetmesini sağlayan yolculuğu anlatılıyor. Kitapta düşündüren, yol gösteren ve belki kendimizi bulmamızı sağlayan birçok cümle var. Kitap, olay örgüsü bakımından fazla sürükleyici değil, fakat anlattıkları bakımından gayet etkileyici. Giriş gelişme uzun, sonuç çok kısa tutulmuş, kitabın sonu beklentimi karşılamamış olsa da genel olarak beğendim.
  • On Bir Dakika
    7.7/10 (648 Oy)584 beğeni2.619 okunma3.396 alıntı15,3bin gösterim
  • Portobello Cadısı
    7.9/10 (513 Oy)481 beğeni1.974 okunma2.706 alıntı12,1bin gösterim
  • Elif
    6.9/10 (791 Oy)639 beğeni3.357 okunma3.285 alıntı17,5bin gösterim
  • Şeytan ve Genç Kadın
    8.1/10 (518 Oy)462 beğeni1.945 okunma1.926 alıntı12,1bin gösterim
  • Brida
    7.5/10 (440 Oy)346 beğeni1.822 okunma1.300 alıntı9,9bin gösterim
  • İtalyanca Aşk Başkadır
    7.9/10 (416 Oy)359 beğeni2.143 okunma136 alıntı10,2bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (2.764 Oy)2.767 beğeni11,2bin okunma11,4bin alıntı77bin gösterim
  • Kolera Günlerinde Aşk
    8.3/10 (1.058 Oy)1.045 beğeni3.838 okunma5,6bin alıntı37,9bin gösterim
  • Divan
    8.6/10 (699 Oy)733 beğeni2.441 okunma2.719 alıntı21,4bin gösterim
  • Tanios Kayası
    8.1/10 (713 Oy)722 beğeni2.988 okunma1.461 alıntı12,9bin gösterim
320 syf.
·10 günde·Beğendi·7/10
Bazı yazarlar insanın üstüne yapışır,insan bir süre onların tesirinde kalır demişti bir arkadaş :) Öyle oldu gerçekten Simyacı kadar olmasa da etkileyici bir kitaptı.
Yazar anladığım kadarıyla eserlerinde genelde aynı tema üzerinde duruyor gerçek sevgiyi bularak barış içinde yaşayabileceklerini bunu başarabilmeleri için sadece yapmaları gereken içsel bir yolculuğa çıkmak ve geçmişe dönerek hatalarından ders çıkarmak böylece şimdiki hayatlarına yön verebilmek..
Aniden ortadan kaybolan karısını bulmak için manevi yolculuğa çıkan bir adamın aslında bu yolculukta kendini bulması ve kendisine daima ilham kaynağı olan Zahir'ine ulaşmak için bozkırlara kadar uzanan bu yolculukta sonucu öğrenebilmek için sabrederek okumanız gereken bir eser ..
320 syf.
·Beğendi·8/10
Ve müthiş bir romanın daha sonuna geldik, önemli konulara değinilmiş ilk paulo okuyuşum yazarı anlıyorum kitabı okadan önce hayatının bir kısmının filmini izlemiştim ("Paul coleho nun en iyi öyküsü simyacı" güzel film izleyebilirsiniz) roman çok hoş sürükleyiciligine 10/7 veriyorum işin fazla uzaması biraz sıkıyor ama uzatırken de güzel uzatıyor adam güzel bilgiler de edindim bence okunmaya değer..
320 syf.
·8/10
Tipik bir Paulo Coelho kitabı olsa da ben bu içsel anlatımı çok seviyorum. Özellikle aşkın sevginin dünyadaki yegane duygu olduğunu gösteren bu eserlerin insan içine derinlik kattığını düşünüyorum. Kitabımızın kahramanı olan yazarın sevgili eşinin savaş muhabiri olmak için Kazakistan'a gitmesi ile başlıyor olaylar. Yazar içinde değişik psikolojik duygu durumlarına girmesi yazarın eşini bulmak için Kazakistan'a doğru yolculuğa itiyor. Bu yolculuk sırasında yazarımız dinginlik ve derinlik kazanıyor. Zaten eşini bulduğunda da eşinin hamile olduğunu görüyor. Olaylar daha farklı bir hal alıyor.

Okuyun, okutun efendim.
298 syf.
Coelho' nun en az beğendiğim kitabı oldu. Akıp giden bir hikâye yok. Bir durum var. Evet sonunda bu durum sonuca bağlanıyor, beklenen oluyor ama hiç sürükleyici değil. Kitaptaki durumun içindeki insanlar arasında bir sorgulama, cevapsız sorulara yanıt arama, tartışma şeklinde geçiyor. Herhalde yazarın görüşleri kitap kahramanlarının kişilikleri üzerinden tartışılıyor. Okumak biraz sıkıntılı oldu. Akıp gitmedi. Ancak yine de bir Coelho kitabı. Tabiî iyi. Benim beklentimi karşılamadı.
320 syf.
·Puan vermedi
Rahman ve Rahim olanın adıyla...
...
Seviyorum.Sır kelimesini zikretmesini seviyorum.Zaman zaman sırlanmanın içindeki gizemi seviyorum.Görünmeyinin ardında süpriz olan neşeyi seviyorum. İnsan düşünceyle kıvam bulduğundan her sır binbir gecede binbir fikirler doğuruyor fikirlerimiz  kalbimizde ince bir güle dönüyor.

ZAHİR..

Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun okuduğum ilk kitabı.Zahir ismini görünce aklıma hemen  Esmaül Hüsna boyutu geldi bu yüzden kitabın çekim gücü fazlaydı ve isminin zahirine aldanmış bulundum.
Bazen var olanı görünür kılmak için yok olmak gerekir ve her kayboluş sözüm ona sırlanma tam da olması gerektiği an gerçekleşir.Esther de Paulo için vardı ama yok gibiydi ta ki gerçekten evi terkettiğinde varlığını fark etti.Sonra bir arayış yolculuğu başladı yazar için. Aslında aradığı afakta Esther gibi görünse de enfüste kendini arıyordu.Uzun bir arayıştan sonra ne zaman ki Esther'i buldu o zaman anladı aradığının kendisi olduğunu. Hepimizin asıl arayışı bu değil mi zaten.

Görünenin ardında göründüğü gibi olmayan işler bize anlatıyor ki gördüklerimiz bize gösterildiği kadar, göremediğimiz nice hakikatler var.


Kitabın kapağının siması oldukça renkli.
Bütün sevgimi enerjimi kuşanarak başladım okumaya. Zahirde gördüğüm neydi gösterilen ne. Hemen batınına dalış yaptım ama sürekli su üstüne çıkan yüzücüden farksızdım okumam boyunca

Oysa ben isterdim ki bütün hücrelerimin dans ettiği bir başlangıçla dallanıp budaklanayım bu kitapla  yeni fikirler doğurayım, yeni pencereler keşfedeyim, hayata dair bambaşka noktalardan zuhur eden pınar olayım.
Lakin
kitabın bendeki tecessümü hayal-i sükuttu.

Sosyoloji, psikoloji ve din  penceresinden seyre daldım olayları.
Üç pencerenin ardında anlamaya çalıştım kavraması müşkül durumları. Paulo beye olan kızgınlığımı ancak bu bakış açısıyla susturdum.

 

İstedim ki fikri ırkçılıktan uzak durayım  geniş perspektifle analiz  edebileyim. Bunu zaman zaman başardımsa da öyle anlara denk geldim ki Paulo beyfendiye çokca kızdım.

Feminen bir yaklaşım mı, asla. Kendiyle çelişen bir yazar var ortada.
Üçüncü karısı Esther bir gün İbrahim Ethem'in iğnesi gibi sırlanıyor.Niçin kaybolduğunu, sırlanmanın sebebini anlamaya çalışadurduğu kitap boyunca aslında niçin diye sormasını gereksiz buldum. pek anlamı olmadığını düşündüm okurken. Çünkü o kadar çok ruhsuz, haksız duruşu var ki Paulo beyin.
Şöyle,
zahirin zahiri boyutu eşi Esther'e ilgisiz davranması.
Batını boyutu ise hakikati anlaması için eşinin kaybolması gayb aleminde konuklaması ve böylece yazarın içsel yolculuğunun başlaması.

Sosyolojik pencereden baktığımda hiçte uygun olmayan şeyler gördüm.Yazarın  eşini aldatması normal bir şeymiş gibi gösterilirken karısı Esther'inde bir başkasıyla ilişkisi olduğunu düşünerek kaybolmasını buna bağlıyor,öfkeyle ve hak etmediğini düşünerek.

Bu düşünce tarzı beni oldukça rahatsız etse de sabır ile okumamı sürdürmeye devam ettim.Genel bir algı sanki dini emirler  erkekler için  değil sadece kadınlar için geçerli.
Bu zehirli fikirden kurtulmamız lazım acilen. Din kuralları hepimiz için oysa.

Kitabı okurken bazan yavan bir yemeği yiyormuş gibi hissettim, bazan da bir iran filmi izliyormuş havasındaydım.
İran filimlerini izlemeyi sevmeme rağmen Zahir oldukça ruh yorucuydu benim için
Paulo beyfendi kitapta
Filimleşen kitaplardan bahsederken kitapların filme çevrilmesinden memnun olmadığını dile getiriyor fakat öyle inanıyorum ki kitabı film olarak izlemek daha güzel olurdu.

Mühim olan bir diğer husussa kitaptan uzaklaştığımda gönlüme bıraktığı yansıma şifacı değil sıkıcıydı.Bunun en önemli nedeni ise bir dönüşüm hikayesini anlatmak amacıyla yazılan kitabın dönüşümü anlattığı olaya neredeyse yok denecek kadar az değinmesi.
Giriş gelişme sonuç diye bilinen konu aktarımında kitabın son sayfalarına gelmeme rağmen hep girişte kalmış hissi. Gelişim aşaması oldukça güdük.Sanki Hooop 1-2-3 deyip sonuca varmış.

Oysa her insan bir şehirdir ve bu şehir benim ruh halimi dinginleştirmedi.Kitabın bende oluşturduğu ruhi yansımaları kız kardeşime sürekli anllattım bittiğinde üzülmedim, sevindim:) Kardeşime dönüp Şeyma "Zahir bitti elhamdülillah" dedim. :))


Nedense yarım bırakmaya gönlüm el vermedi, gönül sözü dinlediğimden bitirmeyi yeğledim. . Bir daha Paulo beyfendiyle karşılaşmak istemiyorum en azından bir süre bir sene gibi.
Vaktimi zayi etmiş olmam hissiyse cabası.

Ben şimdi Sabahattin abinin hanesine konuk olup Aliyesine yazdığı aşkı şefkat satırlarını yudum yudum ruhuma aktarmaya gidiyorum.

Ana fikriyse sevdiklerimiz yanındayken kıymet bilelim. Şairin dediği gibi "Yarın geç olmakla meşhurdur"

Yazımı sabırla okuyup şu cümlelerimi gören herkesin bayramını tebrik ediyorum. Eğer küskünlükleriniz varsa kırın gururdan zincirlerinizi bu gün bayram diyorum.

Elini tutabildiklerinizle elele ️gönlünü tuttuklarınızla gönülden gönüle hayırlı bayramlar ola. 🥀
320 syf.
Aslında herkesin içinde kendisine dahi iitiraf edemediği,kabullenemediği bir "Zahiri" vardır diye düşünmeden edemedim kitabı okuyunca. Enteresan bir kurgu ama ınsan ruhunun hissettiklerini bedenindekiler kadar kolay reddedip, kabul edemiyor. Bir çırpıtı silip atamıyor. Bunu her bir satırında an be an yaşıyorsunuz. Belki de yazar sizsiniz, o kendisini, ruhunu anlatmış sizde okurken kendinizi, ve ruhunuzdan kesintileri bulabilirsiniz satır aralarında. .
320 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10
Her ne kadar yazarin diger pek cok kitabinin yaninda golgede kalsa da Zahir icerisinde alintilanmaya deger pek cok hatirlanasi tespitle dolu, okuyucuyu gizemli bir yolculuga cikartan etkileyici bir eser. Ilk sayfadan itibaren okuyucuyu icine alan, Coelho’nun akici dili bu kitapta da oldukca baskin. Ancak bu sade dilin yaninda diger klasiklesmis diyebilecegimiz Coelho kliseleri de, ornegin asiri dozda mistisizm kullanimi ve romantizme gereginden fazla sirtini yaslamak gibi, yine bu kitapta mevcut. Yine de Zahir, okuyucuyu surprizlere bogmasa da, tanidik ve tum eksikliklerine ragmen ilgi cekici bir hikayeyle basbasa birakiyor.
320 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Fransa'dan Kazakistan'a uzanan bir yolculuk ve bu yolculuğa çıkmadan önce insanın içsel yolculuğuna başlaması Orta Asya'nın steplerinde iki yolculuğu da sonlandırması anlatılıyor.

Kahramanımız ünlü bir yazar; iki başarısız evlilikten sonra savaş muhabiri olan Eshter ile yani üçüncü eşi ile evleniyor, bu arada çok eşliliği savunuyor. Ünlü bir yazar olmasını bir anlamda eşine borçlu; yazma yeteneğini farkeden karısı sürekli bu konuda onu destekliyor, ancak bir zaman sonra karısı hiç konuşmadıklarını, kendisini hep geçiştirdiğini söyleyerek gitme sinyalleri veriyor, ardında bir çok bilinmez bırakarak ortadan kayboluyor. Yazarın onu araması ve bu süreçte içsel yolculuğa çıkması, sevginin gerçek anlamı, dayatılan ahlaki öğeleri, toplumsal davranışları yeniden sorgulaması çarpıcı bir dil ile anlatılmış.

Genel anlamda çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu; altı çizilecek, düşündürecek bir çok cümle ile karşılaştım. Ancak, kitabın kurgusu bizim değerlerimize(görünen ve kabul edilen) pek fazla uymuyor. Kurgusunda saçma bulduğum yerler de oldu tabi ancak sorgulamalar ziyadesiyle tatmin ediciydi.

"'Bu beyefendinin kim olduğunu elbette biliyorsunuz." Bazıları hatırladıklarını gösteren bir gülümsemeyle, diğerleri sadece gülümseyerek ve beni hiç tanımadıkları halde, kim olduğumu biliyormuş gibi davranarak karşılık veriyorlar, çünkü tanımadıklarını kabul etmek, içinde yaşadıkları dünyanın var olmadığını kabullenmek ve önemli şeyleri takip etmeyi beceremediklerini göstermek olur."
320 syf.
·6 günde·6/10
Terketmeyi düşündüğünüz esiniz birden ortadan kaybolsa ne yapardınız? Zaten terk edecektim mi dersiniz yoksa bulayım ondan sonra mı terk ederim dersiniz? Yazarın terk etmeyi düşündüğü savaş muhabiri Esther, hiç bir neden yokken ortadan kaybolur.Esther kaçırıldı mı,öldürüldü mü yoksa kocasını mı terketti?Bütün bu soruların cevabını bulmak isteyen yazar Estheri bulmak için yanıp tutuşurken ;aslında onu ne kadar çok sevdiğini de fark edecektir.Estherin yardımcısı, Kazakistanlı Mikhail e ulaşarak birlikte içsel yolculuğa çıkan Yazar sonunda Esther e yani Zahir ine kavuşabilecek mi?Ona kavuşursa, Estherin kaybından sonra sevgilisi olan Marie i terk mi edecek?Bütün bu soruların cevabi için ve kendi içsel yolculuğunuza cikmak için okunabilir bir roman.Ancak belirtmeliyim ki bu kadar çarpıcı bir konuda ne yazık ki ara ara sıķıldım;sanki konu daha farklı anlatilabilirmis gibi geldi ..Çok güzel bulmamakla birlikte okunulması gerekir dediklerimden ☺
320 syf.
·Puan vermedi
Yazarın en zor okuduğum kitabı diyebilirim. Heyecansız, durağan, bolca mistisizme yer vermiş. İlk başlarda çok iyi başlayan kitap daha sonrasında beni zorladı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zahir
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750705793
Kitabın türü:
Orijinal adı:
O Zahir
Çeviri:
Emrah İmre
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Zahir
Zâhir
The Zahir
Zahir
Gözden kaybolmuştu ama ancak şimdi anlıyordum ki Zahir, bir nesneyi takıntı haline getirmiş bir adamdan çok daha öte bir şeydi, Borges’in öyküsünde bahsettiği Kurtuba camiinin bin sütunundan sadece biriydi, ya da iki senedir korkunç biçimde tecrübe ettiğim üzere, Orta Asya’da bir kadındı. Nesilden nesle aktarılmış her şeye yönelik bir takıntıydı Zahir, hiçbir soruyu cevapsız bırakmıyor, bütün boşluğu dolduruyor, her şeyin değiştiği gerçeğini hesaba katmamıza asla izin vermiyordu.

Savaş muhabiri karısı bir gün ansızın kayıplara karışan ünlü bir yazar… Paris gecelerinde gizli buluşmalar… Şamanlar ve berduşlar… Yoksulluklarına rağmen hayatı dolu dolu yaşayanlar… Yazgılarının peşinden koşanlar… Yüreğini pusula ederek yollara düşen bir âşık…

Paulo Coelho’nun en samimi romanlarından Zahir, Santiago Yolu’nda filizlenip Paris sokaklarından geçerek Orta Asya’nın bozkırlarına uzanan büyüleyici bir aşk hikâyesi.

Aşk vahşi bir güçtür. Zapt etmeye çalışırsak bizi mahveder. Hapsetmeye çalışırsak bizi köle eder. Anlamaya çalışırsak bizi şaşkına çevirir.

Kitabı okuyanlar 2.198 okur

  • Seher Yıldız
  • Sibel İçen
  • Aylin Sargın
  • Zeynep camadan
  • Arzu
  • Sevra Dilan Tat
  • Dilek Katmer
  • Duygu YİĞİT
  • Kitap Bulutu
  • Yeliz Kılıç

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.6
13-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%12.3
25-34 Yaş
%31.8
35-44 Yaş
%32.3
45-54 Yaş
%16.2
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%0.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.9
Erkek
%24.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.5 (76)
9
%10.7 (56)
8
%16.6 (87)
7
%14.9 (78)
6
%9 (47)
5
%5.5 (29)
4
%1.3 (7)
3
%0.4 (2)
2
%0.8 (4)
1
%0.8 (4)

Kitabın sıralamaları