·
Okunma
·
Beğeni
·
15,1bin
Gösterim
Adı:
Zahir
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952263282
Kitabın türü:
Orijinal adı:
O Zahir
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Baskılar:
Zahir
Zâhir
Zahir
The Zahir
İranlı bir müdrikin dediyi kimi, Eşq kimsənin qurtarmaq istəmədiyi xəstəlik­di… Bu xəstəliyə yoluxanlar heç vaxt sağalmaq, eşq üzün­dən əzab çəkənlər də müalicə olunmaq istəmirlər».
Dünyanın ən çox oxunan yazıçılarından biri Paulo Koelhonun «Zahir» romanı sev­ginin təkcə cismani yaxınlıq yox, həm də ruhi doğmalıq olduğu haqqındadı…
320 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10 puan
Herkesin kendine ait bir şeyler bulabileceği ve geçmişe yönelik çok güzel sorgulatan bir kitap.Kaliteli bir eser olduğu inkar edilemez ders niteliğinde, okura bir şey katmaya yönelik bir kitap olduğunu düşünüyorum.Bana göre tek olumsuz yanı kitabın sonlarına doğru çok uzatılıp sıkıcı bir hal alması oldu ve baydı biraz.Tabii ki bu eserin güzel olduğu gerçeğini değiştirmez.Okumayı düşünenlere keyifli okumalar dilerim.
320 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10 puan
Senin Zahir'in Kim?

Zahir; bir kez dokunduktan ya da gördükten sonra asla unutulamayan ve giderek bizi deliliğe götürecek kadar tüm düşüncelerimizi dolduran.

Kaybolan karısını bulmak için yola çıkan yazarın, Fransa'dan Orta Asya steplerine uzanan, kendi içsel yolculuğuna devam eden ve kendini keşfetmesini sağlayan yolculuğu anlatılıyor. Kitapta düşündüren, yol gösteren ve belki kendimizi bulmamızı sağlayan birçok cümle var. Kitap, olay örgüsü bakımından fazla sürükleyici değil, fakat anlattıkları bakımından gayet etkileyici. Giriş gelişme uzun, sonuç çok kısa tutulmuş, kitabın sonu beklentimi karşılamamış olsa da genel olarak beğendim.
  • On Bir Dakika
    7.7/10 (677 Oy)612 beğeni2.790 okunma3.519 alıntı16bin gösterim
  • Portobello Cadısı
    7.9/10 (557 Oy)524 beğeni2.138 okunma2.942 alıntı12,8bin gösterim
  • Elif
    6.9/10 (834 Oy)682 beğeni3.560 okunma3.536 alıntı18,6bin gösterim
  • Şeytan ve Genç Kadın
    8.0/10 (559 Oy)495 beğeni2.106 okunma2.077 alıntı12,9bin gösterim
  • Brida
    7.5/10 (465 Oy)371 beğeni1.941 okunma1.370 alıntı10,4bin gösterim
  • İtalyanca Aşk Başkadır
    8.0/10 (434 Oy)373 beğeni2.246 okunma162 alıntı10,5bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (3.071 Oy)3.029 beğeni12,2bin okunma12,8bin alıntı84,3bin gösterim
  • Kolera Günlerinde Aşk
    8.2/10 (1.158 Oy)1.130 beğeni4.207 okunma6,1bin alıntı40,9bin gösterim
  • Divan
    8.6/10 (750 Oy)790 beğeni2.620 okunma2.969 alıntı22,1bin gösterim
  • Tanios Kayası
    8.1/10 (766 Oy)764 beğeni3.198 okunma1.612 alıntı13,8bin gösterim
320 syf.
·10 günde·Beğendi·7/10 puan
Bazı yazarlar insanın üstüne yapışır,insan bir süre onların tesirinde kalır demişti bir arkadaş :) Öyle oldu gerçekten Simyacı kadar olmasa da etkileyici bir kitaptı.
Yazar anladığım kadarıyla eserlerinde genelde aynı tema üzerinde duruyor gerçek sevgiyi bularak barış içinde yaşayabileceklerini bunu başarabilmeleri için sadece yapmaları gereken içsel bir yolculuğa çıkmak ve geçmişe dönerek hatalarından ders çıkarmak böylece şimdiki hayatlarına yön verebilmek..
Aniden ortadan kaybolan karısını bulmak için manevi yolculuğa çıkan bir adamın aslında bu yolculukta kendini bulması ve kendisine daima ilham kaynağı olan Zahir'ine ulaşmak için bozkırlara kadar uzanan bu yolculukta sonucu öğrenebilmek için sabrederek okumanız gereken bir eser ..
320 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Ve müthiş bir romanın daha sonuna geldik, önemli konulara değinilmiş ilk paulo okuyuşum yazarı anlıyorum kitabı okadan önce hayatının bir kısmının filmini izlemiştim ("Paul coleho nun en iyi öyküsü simyacı" güzel film izleyebilirsiniz) roman çok hoş sürükleyiciligine 10/7 veriyorum işin fazla uzaması biraz sıkıyor ama uzatırken de güzel uzatıyor adam güzel bilgiler de edindim bence okunmaya değer..
320 syf.
·8/10 puan
Tipik bir Paulo Coelho kitabı olsa da ben bu içsel anlatımı çok seviyorum. Özellikle aşkın sevginin dünyadaki yegane duygu olduğunu gösteren bu eserlerin insan içine derinlik kattığını düşünüyorum. Kitabımızın kahramanı olan yazarın sevgili eşinin savaş muhabiri olmak için Kazakistan'a gitmesi ile başlıyor olaylar. Yazar içinde değişik psikolojik duygu durumlarına girmesi yazarın eşini bulmak için Kazakistan'a doğru yolculuğa itiyor. Bu yolculuk sırasında yazarımız dinginlik ve derinlik kazanıyor. Zaten eşini bulduğunda da eşinin hamile olduğunu görüyor. Olaylar daha farklı bir hal alıyor.

Okuyun, okutun efendim.
320 syf.
Aslında herkesin içinde kendisine dahi iitiraf edemediği,kabullenemediği bir "Zahiri" vardır diye düşünmeden edemedim kitabı okuyunca. Enteresan bir kurgu ama ınsan ruhunun hissettiklerini bedenindekiler kadar kolay reddedip, kabul edemiyor. Bir çırpıtı silip atamıyor. Bunu her bir satırında an be an yaşıyorsunuz. Belki de yazar sizsiniz, o kendisini, ruhunu anlatmış sizde okurken kendinizi, ve ruhunuzdan kesintileri bulabilirsiniz satır aralarında. .
320 syf.
·Puan vermedi
Rahman ve Rahim olanın adıyla...
...
Seviyorum.Sır kelimesini zikretmesini seviyorum.Zaman zaman sırlanmanın içindeki gizemi seviyorum.Görünmeyinin ardında süpriz olan neşeyi seviyorum. İnsan düşünceyle kıvam bulduğundan her sır binbir gecede binbir fikirler doğuruyor fikirlerimiz  kalbimizde ince bir güle dönüyor.

ZAHİR..

Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun okuduğum ilk kitabı.Zahir ismini görünce aklıma hemen  Esmaül Hüsna boyutu geldi bu yüzden kitabın çekim gücü fazlaydı ve isminin zahirine aldanmış bulundum.
Bazen var olanı görünür kılmak için yok olmak gerekir ve her kayboluş sözüm ona sırlanma tam da olması gerektiği an gerçekleşir.Esther de Paulo için vardı ama yok gibiydi ta ki gerçekten evi terkettiğinde varlığını fark etti.Sonra bir arayış yolculuğu başladı yazar için. Aslında aradığı afakta Esther gibi görünse de enfüste kendini arıyordu.Uzun bir arayıştan sonra ne zaman ki Esther'i buldu o zaman anladı aradığının kendisi olduğunu. Hepimizin asıl arayışı bu değil mi zaten.

Görünenin ardında göründüğü gibi olmayan işler bize anlatıyor ki gördüklerimiz bize gösterildiği kadar, göremediğimiz nice hakikatler var.


Kitabın kapağının siması oldukça renkli.
Bütün sevgimi enerjimi kuşanarak başladım okumaya. Zahirde gördüğüm neydi gösterilen ne. Hemen batınına dalış yaptım ama sürekli su üstüne çıkan yüzücüden farksızdım okumam boyunca

Oysa ben isterdim ki bütün hücrelerimin dans ettiği bir başlangıçla dallanıp budaklanayım bu kitapla  yeni fikirler doğurayım, yeni pencereler keşfedeyim, hayata dair bambaşka noktalardan zuhur eden pınar olayım.
Lakin
kitabın bendeki tecessümü hayal-i sükuttu.

Sosyoloji, psikoloji ve din  penceresinden seyre daldım olayları.
Üç pencerenin ardında anlamaya çalıştım kavraması müşkül durumları. Paulo beye olan kızgınlığımı ancak bu bakış açısıyla susturdum.

 

İstedim ki fikri ırkçılıktan uzak durayım  geniş perspektifle analiz  edebileyim. Bunu zaman zaman başardımsa da öyle anlara denk geldim ki Paulo beyfendiye çokca kızdım.

Feminen bir yaklaşım mı, asla. Kendiyle çelişen bir yazar var ortada.
Üçüncü karısı Esther bir gün İbrahim Ethem'in iğnesi gibi sırlanıyor.Niçin kaybolduğunu, sırlanmanın sebebini anlamaya çalışadurduğu kitap boyunca aslında niçin diye sormasını gereksiz buldum. pek anlamı olmadığını düşündüm okurken. Çünkü o kadar çok ruhsuz, haksız duruşu var ki Paulo beyin.
Şöyle,
zahirin zahiri boyutu eşi Esther'e ilgisiz davranması.
Batını boyutu ise hakikati anlaması için eşinin kaybolması gayb aleminde konuklaması ve böylece yazarın içsel yolculuğunun başlaması.

Sosyolojik pencereden baktığımda hiçte uygun olmayan şeyler gördüm.Yazarın  eşini aldatması normal bir şeymiş gibi gösterilirken karısı Esther'inde bir başkasıyla ilişkisi olduğunu düşünerek kaybolmasını buna bağlıyor,öfkeyle ve hak etmediğini düşünerek.

Bu düşünce tarzı beni oldukça rahatsız etse de sabır ile okumamı sürdürmeye devam ettim.Genel bir algı sanki dini emirler  erkekler için  değil sadece kadınlar için geçerli.
Bu zehirli fikirden kurtulmamız lazım acilen. Din kuralları hepimiz için oysa.

Kitabı okurken bazan yavan bir yemeği yiyormuş gibi hissettim, bazan da bir iran filmi izliyormuş havasındaydım.
İran filimlerini izlemeyi sevmeme rağmen Zahir oldukça ruh yorucuydu benim için
Paulo beyfendi kitapta
Filimleşen kitaplardan bahsederken kitapların filme çevrilmesinden memnun olmadığını dile getiriyor fakat öyle inanıyorum ki kitabı film olarak izlemek daha güzel olurdu.

Mühim olan bir diğer husussa kitaptan uzaklaştığımda gönlüme bıraktığı yansıma şifacı değil sıkıcıydı.Bunun en önemli nedeni ise bir dönüşüm hikayesini anlatmak amacıyla yazılan kitabın dönüşümü anlattığı olaya neredeyse yok denecek kadar az değinmesi.
Giriş gelişme sonuç diye bilinen konu aktarımında kitabın son sayfalarına gelmeme rağmen hep girişte kalmış hissi. Gelişim aşaması oldukça güdük.Sanki Hooop 1-2-3 deyip sonuca varmış.

Oysa her insan bir şehirdir ve bu şehir benim ruh halimi dinginleştirmedi.Kitabın bende oluşturduğu ruhi yansımaları kız kardeşime sürekli anllattım bittiğinde üzülmedim, sevindim:) Kardeşime dönüp Şeyma "Zahir bitti elhamdülillah" dedim. :))


Nedense yarım bırakmaya gönlüm el vermedi, gönül sözü dinlediğimden bitirmeyi yeğledim. . Bir daha Paulo beyfendiyle karşılaşmak istemiyorum en azından bir süre bir sene gibi.
Vaktimi zayi etmiş olmam hissiyse cabası.

Ben şimdi Sabahattin abinin hanesine konuk olup Aliyesine yazdığı aşkı şefkat satırlarını yudum yudum ruhuma aktarmaya gidiyorum.

Ana fikriyse sevdiklerimiz yanındayken kıymet bilelim. Şairin dediği gibi "Yarın geç olmakla meşhurdur"

Yazımı sabırla okuyup şu cümlelerimi gören herkesin bayramını tebrik ediyorum. Eğer küskünlükleriniz varsa kırın gururdan zincirlerinizi bu gün bayram diyorum.

Elini tutabildiklerinizle elele ️gönlünü tuttuklarınızla gönülden gönüle hayırlı bayramlar ola. 🥀
298 syf.
Coelho' nun en az beğendiğim kitabı oldu. Akıp giden bir hikâye yok. Bir durum var. Evet sonunda bu durum sonuca bağlanıyor, beklenen oluyor ama hiç sürükleyici değil. Kitaptaki durumun içindeki insanlar arasında bir sorgulama, cevapsız sorulara yanıt arama, tartışma şeklinde geçiyor. Herhalde yazarın görüşleri kitap kahramanlarının kişilikleri üzerinden tartışılıyor. Okumak biraz sıkıntılı oldu. Akıp gitmedi. Ancak yine de bir Coelho kitabı. Tabiî iyi. Benim beklentimi karşılamadı.
320 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10 puan
Her ne kadar yazarin diger pek cok kitabinin yaninda golgede kalsa da Zahir icerisinde alintilanmaya deger pek cok hatirlanasi tespitle dolu, okuyucuyu gizemli bir yolculuga cikartan etkileyici bir eser. Ilk sayfadan itibaren okuyucuyu icine alan, Coelho’nun akici dili bu kitapta da oldukca baskin. Ancak bu sade dilin yaninda diger klasiklesmis diyebilecegimiz Coelho kliseleri de, ornegin asiri dozda mistisizm kullanimi ve romantizme gereginden fazla sirtini yaslamak gibi, yine bu kitapta mevcut. Yine de Zahir, okuyucuyu surprizlere bogmasa da, tanidik ve tum eksikliklerine ragmen ilgi cekici bir hikayeyle basbasa birakiyor.
320 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Fransa'dan Kazakistan'a uzanan bir yolculuk ve bu yolculuğa çıkmadan önce insanın içsel yolculuğuna başlaması Orta Asya'nın steplerinde iki yolculuğu da sonlandırması anlatılıyor.

Kahramanımız ünlü bir yazar; iki başarısız evlilikten sonra savaş muhabiri olan Eshter ile yani üçüncü eşi ile evleniyor, bu arada çok eşliliği savunuyor. Ünlü bir yazar olmasını bir anlamda eşine borçlu; yazma yeteneğini farkeden karısı sürekli bu konuda onu destekliyor, ancak bir zaman sonra karısı hiç konuşmadıklarını, kendisini hep geçiştirdiğini söyleyerek gitme sinyalleri veriyor, ardında bir çok bilinmez bırakarak ortadan kayboluyor. Yazarın onu araması ve bu süreçte içsel yolculuğa çıkması, sevginin gerçek anlamı, dayatılan ahlaki öğeleri, toplumsal davranışları yeniden sorgulaması çarpıcı bir dil ile anlatılmış.

Genel anlamda çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu; altı çizilecek, düşündürecek bir çok cümle ile karşılaştım. Ancak, kitabın kurgusu bizim değerlerimize(görünen ve kabul edilen) pek fazla uymuyor. Kurgusunda saçma bulduğum yerler de oldu tabi ancak sorgulamalar ziyadesiyle tatmin ediciydi.

"'Bu beyefendinin kim olduğunu elbette biliyorsunuz." Bazıları hatırladıklarını gösteren bir gülümsemeyle, diğerleri sadece gülümseyerek ve beni hiç tanımadıkları halde, kim olduğumu biliyormuş gibi davranarak karşılık veriyorlar, çünkü tanımadıklarını kabul etmek, içinde yaşadıkları dünyanın var olmadığını kabullenmek ve önemli şeyleri takip etmeyi beceremediklerini göstermek olur."
320 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Kadim bilge ve 'bilgi' lerine göre insanların ve dahi varlıkların çoğunluğunun iki yönü var; ZAHİR ve BATIN. Bu; görünen ve görünmeyen, gizli ve açık, bilinen ve bilinmeyen vb. İnsanın iki ana yön ve özelliğini ifade eder. Bu biraz da bilinç ve bilinçaltı olarak da ifade edilebilir. Adına ne derseniz deyin önemli olan aslında ne olduğumuzu anlamış olmaktır.
Bu kitap bir 'ezberleri sorgulama' kitabı. Ne kadar çok ezberimizin olduğunu bize gösterme ameliyesi. Ne zaman ve kim tarafından bize öğretildiğini bilmediğimiz bu ezberlerin içinde hapsolduğumuzu öğretme çabası. Veya biz bizden sonraki nesle hangi ezberleri hazırlıyoruz bunu biliyor muyuz? Tüm ilişki ve davranışlarımızı bir de böyle düşünmeyi bize salık veren bir yazın.
Aslında tüm dinlerin, devrimlerin ve fikirlerin kendilerinden önceki ezberleri bozan birer yeni ezber olduğunu anlatmaya çalışıyor. Ve insanlar ne kadar meraklıymış ezbere. Aristotales kendisinden önce ona öğretilen 'köleliğin normal olmasını' ezberini inadına savunurken, Hz. İbrahim ona ezberletilen 'putlara tapınmaya' baltalarken bir ezberbozandı. Biz hangi ezberlerin kulu ve hangi ezberlerin de fikir babasıyız bilmek lazım.
Ve dahi yazar da ezber bozar sanki; kavramları değiştirir, 'zahir' i 'batın' , 'batın' ı da 'zahir' yapar. Bakalım zahir' imiz ne batın'ımız ne?
320 syf.
·6 günde·6/10 puan
Terketmeyi düşündüğünüz esiniz birden ortadan kaybolsa ne yapardınız? Zaten terk edecektim mi dersiniz yoksa bulayım ondan sonra mı terk ederim dersiniz? Yazarın terk etmeyi düşündüğü savaş muhabiri Esther, hiç bir neden yokken ortadan kaybolur.Esther kaçırıldı mı,öldürüldü mü yoksa kocasını mı terketti?Bütün bu soruların cevabını bulmak isteyen yazar Estheri bulmak için yanıp tutuşurken ;aslında onu ne kadar çok sevdiğini de fark edecektir.Estherin yardımcısı, Kazakistanlı Mikhail e ulaşarak birlikte içsel yolculuğa çıkan Yazar sonunda Esther e yani Zahir ine kavuşabilecek mi?Ona kavuşursa, Estherin kaybından sonra sevgilisi olan Marie i terk mi edecek?Bütün bu soruların cevabi için ve kendi içsel yolculuğunuza cikmak için okunabilir bir roman.Ancak belirtmeliyim ki bu kadar çarpıcı bir konuda ne yazık ki ara ara sıķıldım;sanki konu daha farklı anlatilabilirmis gibi geldi ..Çok güzel bulmamakla birlikte okunulması gerekir dediklerimden ☺

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zahir
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952263282
Kitabın türü:
Orijinal adı:
O Zahir
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Baskılar:
Zahir
Zâhir
Zahir
The Zahir
İranlı bir müdrikin dediyi kimi, Eşq kimsənin qurtarmaq istəmədiyi xəstəlik­di… Bu xəstəliyə yoluxanlar heç vaxt sağalmaq, eşq üzün­dən əzab çəkənlər də müalicə olunmaq istəmirlər».
Dünyanın ən çox oxunan yazıçılarından biri Paulo Koelhonun «Zahir» romanı sev­ginin təkcə cismani yaxınlıq yox, həm də ruhi doğmalıq olduğu haqqındadı…

Kitabı okuyanlar 2.349 okur

  • sevil quliyeva
  • Elshan Gasimov
  • Kərəm Salmanzadə
  • Güliz
  • Evrim Çetiner
  • Tgc tgc
  • Fatima Aliyeva

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları