·
Okunma
·
Beğeni
·
17,9bin
Gösterim
Adı:
On Bir Dakika
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750735561
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Once minutos
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
On Bir Dakika
On Bir Dakika
On Bir Dakika
On Bir Dəqiqə
Eleven Minutes
On Bir Dakika, dünyanın en eski mesleği üzerine kurulu bir aşk masalı. Paulo Coelho'nun kahramanı güzeller güzeli Maria, pek çok genç kız gibi iyi bir eş, sakin bir yuva değil, serüvenler, aşklar, zenginlikler hayal etmektedir. Bu hayallerin peşine takılıp ülkesinden çok uzaklara, İsviçre'ye sürüklenir. Dilini bilmediği yabancı bir dünyada, hayallerini gerçekleştirmek uğruna garip serüvenlere karışan genç kadının cesareti yanında ilkeleri de sınanır. Maria, birçok kadının ömür boyu adımını atamadığı bir eşikten geçmektedir: kendini, bedenini, ruhunu ve cinselliğini tanıma. Aşk ve cinsel özgürlük, zenginlik ve yoksulluk, utanç ve cesaret, çıkar ve özveri, söz simyacısı Paulo Coelho'nun Maria için katı gerçeklerle dokuduğu düşler dünyasının çelişkileri. Maria'nın serüveni nasıl biterse bitsin, her şeye rağmen 'Dünya yalnızca on bir dakika süren bir şeyin çevresinde dönüyor.'
264 syf.
·41 günde·Beğendi·Puan vermedi
Paulo Coelho' nun konferans sonrası adeti olmamasına karşın kendisine bırakılan dosyayı incelemesiyle hayat bulmuş bir hikaye. Gerçek aşk hayali, Brezilya ya sığdıramadığı özgür ruhuyla İsviçre' de sex işçiliği yapan bir kadının, ressam ve nevi şahsına münhasır bir adama aşık olmasıyla sonuçlanıyor. Hikayede sex in tabu olması, bir çok kadının vücudunu tanımaması, sexin bir amaç değil sevdiğin adamla bir ibadet olabileceği anlatılıyor. Yazarın dili diğer kitaplarında olduğu gibi yine tatmin edici.
240 syf.
·10 günde·8/10 puan
İlk kez bu kadar ince bir kitabı elimde oyaladım. Başka sebepler de dahil olmak üzere kitabın kendisi bu süreci uzattı malesef. Paulo'nın yazı diline, akıcılığına ve karakterlerin ruhlarını bize en iyi şekilde yansıtmasına bayılıyorum. Gerçekten bu konuda başarılı bir yazar. Kitap Maria'nın başka bir ülkedeki serüvenini anlatıyor. Ama tek bir yönüyle ele alınmış bu. Yaptığı meslek ve ona hissettirdikleri hem başından geçenlerle hem de günlükleriyle aktarılmış. Kitabı elimde fazla oyaladığımdan belki ama çok da hayran kalamadım. Hayran kaldığım tek şey yazarın muhteşem anlatımıdır. Okuma tercihini size bırakarak iyi okumalar dilerim: )
264 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Kurulan ve yıkılan hayaller, aşk, cinsellik, hırs, arzu, para, şehvet, yalnızlık gibi bilindik duygular ve olaylar üzerine yazılmış bir roman. Dünyanın bir çok ülkesinde tabu olarak görülen konuların yıkılmasa bile en azından anlaşılmasına yardımcı olabileceğine inandığım bir çok bölüm var. Ana karakter Marie sürekli içsel çatışmalar içinde. Mutsuzken mutlu gibi davranıp, kalmak isterken gidiyor. Kitaptaki 2 partneri tamamen zıt karakterli, günün çoğunluğunda kalabalık bir ortamın içinde ama 1 sene gibi uzun bir vakit geçirdiği şehirden giderken vedalaştığı sadece 3 kişi var, biri partneri, biri patronu, biri de vedalaşana kadar ismini sormadığı kütüphaneci kadın. Kitapta kendi hayatınızdan bir kesit bulur musunuz ya da kitabı 2. (veya daha çok) kere okumak ister misiniz bilmem ama kitapta sizi etkileyecek "altı çizili" sözlerden fazlaca bulacağınıza eminim. İyi okumalar dilerim.
248 syf.
·2 günde·Puan vermedi
On Bir Dakika, dünyanın en eski mesleği üzerine kurulu bir aşk masalı. Paulo Coelho'nun kahramanı güzeller güzeli Maria, pek çok genç kız gibi iyi bir eş, sakin bir yuva değil, serüvenler, aşklar, zenginlikler hayal etmektedir. Bu hayallerin peşine takılıp ülkesinden çok uzaklara, İsviçre'ye sürüklenir. Dilini bilmediği yabancı bir dünyada, hayallerini gerçekleştirmek uğruna garip serüvenlere karışan genç kadının cesareti yanında ilkeleri de sınanır. Maria, birçok kadının ömür boyu adımını atamadığı bir eşikten geçmektedir: kendini, bedenini, ruhunu ve cinselliğini tanıma. Aşk ve cinsel özgürlük, zenginlik ve yoksulluk, utanç ve cesaret, çıkar ve özveri, söz simyacısı Paulo Coelho'nun Maria için katı gerçeklerle dokuduğu düşler dünyasının çelişkileri. Maria'nın serüveni nasıl biterse bitsin, her şeye rağmen 'Dünya yalnızca on bir dakika süren bir şeyin çevresinde dönüyor.'
264 syf.
·20 günde·6/10 puan
Özümsemeden, sadece okumak için okuyanlar ''On Bir Dakika''yı sadece cinsel içerikli bir kitap diye tanımlayabilir. Kitabı özümseyenler ise cinsellikten daha çok tutkuyu, arzuyu, aşkı, bekâreti ön plana çıktığını zaten ortalara doğru fark etmiştir diye düşünüyorum. Günümüzde hâlâ tutku, arzu gibi konular karşısında çekingen bir tavır izleniyor. Paulo bunu çok güzel anlatmış bu kitapta. Ana karakterimiz Maria, bu tarz konularda çekingen olmayan bir genç kadın. Kendisi aşkı, cinselliği küçük yaşlarda keşfetmiştir. Ve umduğunu bulamayınca da bu ikisinden ümidini kesmiştir. Kader bir gün Maria'yı İsviçre sokaklarına atmıştır. Maria orada fahişeliğe başlamıştır. Çalıştığı erkekler onu hiç bir zaman tatmin etmemiştir. Ta ki ressam Ralp karşısına çıkana kadar. Maria ilk kez bu denli aşık olmuştur. Ralp'da keşfetmiştir tutkuyu, arzuyu, cesareti ve sevmeyi. İlk kez onunla keşfetmiş bakışlarla da arzu ve tutkunun ateşinde sevişmeyi... Kitabın devamında da ikisinin iç monologlarını, hikayelerini, ayrılmalarını ve kavuşmalarını görüyoruz. Bence farklı bir bakış açısıyla defalarca kez okunulabilecek bir kitap.
238 syf.
·2 günde·5/10 puan
Eskiden Paulo Coelho kitaplarını okurken derin bir haz alırdım. İşlediği konulardan dolayı manevi olarak huzurlu olurdum. Yine aynı tadı almak ve hissetmek için On Bir Dakika kitabına başladım ama hayal kırıklığı oldu benim için. Bu sefer Coelho olayları yüzeysel anlatmış. Karakterin içine girememiş. Ya da bana öyle gelmiş olabilir.

Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, Maria adında bir fahişe varmış... Kitap bu cümlelerle başlıyor. Sonrasında Maria'nın çocukluktan başlayarak ilk aşkına, ilk hayal kırıklığına, kendini keşfine ve hayallerini gerçekleştirmek üzere İsviçre'ye gitmesi şeklinde devam ediyor. Konu olarak cinselliğin ağır bastığını söyleyebilirim. Bunlar spoiler değil kitabın arka kapağında bunlardan bahsediyor zaten.

Diğer özelliklerine gelecek olursak dili oldukça akıcı, anlaşılır bir şekilde ilerliyor. Daha ruhani bir şeyler okuyacağımı sanmıştım ama Coelho cinselliği ön plana koyarak beni şaşırttı. Bu açıdan hayal kırıklığına uğradım. Umduğumu bulamadığım için beş puan verdim ama okumayı düşünenlere tavsiye edebilirim. Keyifli okumalar.
240 syf.
·Puan vermedi
Yazarın gerçek bir yaşam öyküsünden yola çıkarak, sayfalara döktüğü fahişe olan Maria' nın hayallerinin, paranın ve lüksün peşinde koşmasının, hayatının bu anlamsız günlerinde yaşamının anlam kazandığının ve değerlerini sorguladığı sımsıcak bir aşkı konu alıyor.

Yazarın akıcı anlatımıyla, cinsellik üzerinde şekillenmiş gibi görünen ama aslında hayata dair bir çok anlam çıkarılan bir kitap.
248 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Okurken bir film gibi gözünün önünde canlanıyor tüm anlatılanlar. soluksuzca okunacak bir eser. Betimlemeler senaryo yazdıracak kadar fevkalade. Paulo Coelho
240 syf.
·9/10 puan
Tamamen özgür bir iradeden bahsedilebilir mi?
Ya da başka bir deyişle tamamen özgür bir iradenin gerçeklikte karşılığı var mı?
Varolmak, yaşayabilmek, yaşamak - öğrenerek, keşfederek, boyun eğerek, direnerek, kabullenerek- kendi hür iradenle tercihlerini yapabilmek, mümkün mü?
Yaşam bazen kendi tercihlerini sunmuyor mu? Koşullarında oluşmuş doğal seyrinde hangi özgür iradeden söz edilebilinir?
Bedenlerimiz, benliklerimiz, ruhlarımız özgürleşmeden..
Bu kitap bir kadının hikayesi... Bedenini, ruhunu, benliğini, dişiliğini, kadınlığını, cinselliğini hatta özünü tanımaya çağıran gerçek yaşamdan alınmış bir yalnızlık kitabı...
Aynı zamanda bir kadın üzerinden bir erkeğin de hikayesi..
Bedenini daha iyi yaşam uğruna pazarlalayan Maria adında bir kadının; aşka, güvene, acıya, hazza, arzuya,yalnızlığa, cinselliğe, sekse, erkeğe bakışını anlatan, tuttuğu günlüklerle de yüzleşen, sorgulayan bazen de kabullenen, kayıtsız kalan oldukça sürükleyici ve etkili bir kitap...
Her kadının yaşamında bir “on bir dakikası” var! desem;
Her kadının içinde bir “Maria” var! desem yanlış mı olur?...
Fahişeliği sözlük anlamından çıkaran bu kitap sayesinde onurumuzdan, karakterimizden, cinselliğimizden, benliğimizde vazgeçtiğimiz kimi zamanlar adına her kadın biraz fahişedir dersem çok mu yanılırım? Kimi eşinin, kimi sevgilisinin kimi dostunun kimi hayatının..
Ya da çok başka bir soru en masumcasından; özgürce cinselliğini keşfederek yaşayabilecek kaç kadın var??
— tüm kabullenişleri tüm kutsallarınızı yok sayarak ???
Kitapla Kalın
240 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Sessiz bir ortamda kahve ile beraber okunmaya uygun bir kitap. Paulo Coelho mükemmel bir yazar. Bu kadar geç keşfettiğim için şanssızım belki ama bu yazarı anlayabilecek olgunluk seviyesinde yani anlayarak okuyor olduğum için de şanslıyım. Bu kitap ve bu yazar doğru zamanda doğru yerde olmak gibi benim için. Bir kadın olarak toplumsal kalıplardan uzak dürtüselliği anlatışından öyle etkilendim ki. Maria aslında bütün kadınları temsil ediyor. O birinin kızı, maceracı, iflah olmaz bir aşık, bir anne, bir öğrenci, bir öğretmen ve de bir fahişe. Yani aynı anda her şey. Tıpkı biz kadınlar gibi.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Paulo Coelho, okurun ruhuna üfleme sanatında gerçekten kendini aşmış bir yazar. Hangi kitabını açıp okusanız bu hissiyatı insana olabilecek en güzel şekilde verir.

Yazarın üslubu öylesine akıcı ve uyumlu ki, insan kitabı okuyunca boşa söylenmiş söz veya boşa söz edilmiş konu göremiyor.

Gel gelelim bu esere..
"ON BİR DAKİKA" eseri yazarın bir fahişenin hayatında yaşamış olduğu serüveni anlatan bir eser. Burdaki ana karakterin adı Maria'dır.

Maria, işinin verdiği etkiyle insanları sadece cinsel ilişkiden ibaret görmeyen, insanın her ne kadar para için böyle bir işte çalışıyor olsa da, kendi benliğine ait olan, yaşadığı bu hayattan uzak kalmaya çalışan ve bu derece bir işin bile insanın ruhuna etki etmeyeceğini kanıtlamaya çalışan bir karakter.

Yazar Maria'ya verdiği rolde, Maria'nın sıradan fahişelik hayatını sürdürürken Ralf Hart adında genç bir ressamla tanışıp ve bu ikili arasında oluşacak olan aşkın, kendisinin defalarca yaptığı bütün cinsel ilişkilerin üstünde tutabilecek bir gücün olduğu mesajını vermiş. Peki nedir bu güç? Sadece masumluktan ve kalpten gelen saf katıksız bir aşk.

İnsan dünyasına bir fahişe gözüyle bizlere yansıtmaya çalışan yazar, insan dünyasının çok büyük bir hakimi olduğunu hissettiriyor. Kurduğu çoğu ifadeyi insan okuyunca hem hayretlere düşüp hem de yazarı bu inceliği yakaladığı için takdir etmemek elde değil.

İyi ki yazmışsın Paulo Coelho. İyi ki yazmışsın.. Serüvenlerin adamı olan bu yazarı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Hangi kitabına dokunursanız dokunun, kitabın sonunda farkedeceğiniz tek şey kitabın da size, ruhunuza dokunmuş olduğu olacaktır...
240 syf.
Gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenilmiş, çoğumuza çok uzak aşina olmadığımız bir yaşam serüvenini anlatan, anlamamız için elinden geleni yapan ve farklı bakış açıları katacak bir kitap. Kendine çeken akıcı anlatımıyla yer yer kendi düşüncelerimi bulduğum yer yer hayret ettiğim, Maria'ı anlamakta zorlandığım ama hoşuma giden bir roman oldu.
Aşk sanatı, senin resim yapmana benzer: Teknik ister, sabır ister, en önemlisi çiftin çaba harcamasını gerektirir.
Dünyadaki bütün dillerde vardır şu atasözü: Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur. Ne var ki, bence son derece yanlıştır bu; boğmaya çalıştığımız duygulardan ne kadar uzaklaşırsak, onlar da gönlümüze o kadar yaklaşırlar. Sürgündeysek, memleketimiz ile ilgili en ufak anıları bile tutmak isteriz aklımızda; sevilmiyorsak, sokaktan her geçen bize bunu hatırlatır.
Kendimize bir cehennem aradık durduk, o cehennemi kurmak için binlerce yıl uğraştık ve onca çabanın üstüne, şimdi gönül rahatlığıyla, olabilecek en kötü hayatı sürebiliriz.
"İlkbahar için şöyle söyleyemezsin: 'Erken gelsin ve uzun sürsün.' Sadece şunu diyebilirsin: 'Gelsin bahar, taşıdığı umutla yıkasın beni ve elinden geldiği kadar kalsın.'"
Adam bir sigara yaktı. Birkaç dakika hiç konuşmadılar.ikisi de "hoşça kal" demedi. Heidi ayağa kalkıp ardına bakmadan çıktı; söylenecek hiçbir kelimenin, hiçbir cümlenin anlamı olmayacağını biliyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
On Bir Dakika
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750735561
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Once minutos
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
On Bir Dakika
On Bir Dakika
On Bir Dakika
On Bir Dəqiqə
Eleven Minutes
On Bir Dakika, dünyanın en eski mesleği üzerine kurulu bir aşk masalı. Paulo Coelho'nun kahramanı güzeller güzeli Maria, pek çok genç kız gibi iyi bir eş, sakin bir yuva değil, serüvenler, aşklar, zenginlikler hayal etmektedir. Bu hayallerin peşine takılıp ülkesinden çok uzaklara, İsviçre'ye sürüklenir. Dilini bilmediği yabancı bir dünyada, hayallerini gerçekleştirmek uğruna garip serüvenlere karışan genç kadının cesareti yanında ilkeleri de sınanır. Maria, birçok kadının ömür boyu adımını atamadığı bir eşikten geçmektedir: kendini, bedenini, ruhunu ve cinselliğini tanıma. Aşk ve cinsel özgürlük, zenginlik ve yoksulluk, utanç ve cesaret, çıkar ve özveri, söz simyacısı Paulo Coelho'nun Maria için katı gerçeklerle dokuduğu düşler dünyasının çelişkileri. Maria'nın serüveni nasıl biterse bitsin, her şeye rağmen 'Dünya yalnızca on bir dakika süren bir şeyin çevresinde dönüyor.'

Kitabı okuyanlar 3.130 okur

  • RoadNotTaken
  • dilek pala
  • Merve Şimşek
  • Fidan Quliyeva
  • Çağatay önalan
  • Aysu Aydoğdu
  • Nergis Gülzehre
  • Çiğdem Bağcı
  • Damla soysal
  • İ.Bitirir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.8
13-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%33.4
35-44 Yaş
%30.6
45-54 Yaş
%14
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77
Erkek
%23

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.1 (143)
9
%15.4 (115)
8
%21.7 (162)
7
%17 (127)
6
%10.4 (78)
5
%5.3 (40)
4
%2.4 (18)
3
%1.3 (10)
2
%0.7 (5)
1
%0.8 (6)

Kitabın sıralamaları