Adı:
On Bir Dakika
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750735561
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Once minutos
Çeviri:
Saadet Özen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
On Bir Dakika, dünyanın en eski mesleği üzerine kurulu bir aşk masalı. Paulo Coelho'nun kahramanı güzeller güzeli Maria, pek çok genç kız gibi iyi bir eş, sakin bir yuva değil, serüvenler, aşklar, zenginlikler hayal etmektedir. Bu hayallerin peşine takılıp ülkesinden çok uzaklara, İsviçre'ye sürüklenir. Dilini bilmediği yabancı bir dünyada, hayallerini gerçekleştirmek uğruna garip serüvenlere karışan genç kadının cesareti yanında ilkeleri de sınanır. Maria, birçok kadının ömür boyu adımını atamadığı bir eşikten geçmektedir: kendini, bedenini, ruhunu ve cinselliğini tanıma. Aşk ve cinsel özgürlük, zenginlik ve yoksulluk, utanç ve cesaret, çıkar ve özveri, söz simyacısı Paulo Coelho'nun Maria için katı gerçeklerle dokuduğu düşler dünyasının çelişkileri. Maria'nın serüveni nasıl biterse bitsin, her şeye rağmen 'Dünya yalnızca on bir dakika süren bir şeyin çevresinde dönüyor.'
Gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenilmiş, çoğumuza çok uzak aşina olmadığımız bir yaşam serüvenini anlatan, anlamamız için elinden geleni yapan ve farklı bakış açıları katacak bir kitap. Kendine çeken akıcı anlatımıyla yer yer kendi düşüncelerimi bulduğum yer yer hayret ettiğim, Maria'ı anlamakta zorlandığım ama hoşuma giden bir roman oldu.
Paulo Coelho, okurun ruhuna üfleme sanatında gerçekten kendini aşmış bir yazar. Hangi kitabını açıp okusanız bu hissiyatı insana olabilecek en güzel şekilde verir.

Yazarın üslubu öylesine akıcı ve uyumlu ki, insan kitabı okuyunca boşa söylenmiş söz veya boşa söz edilmiş konu göremiyor.

Gel gelelim bu esere..
"ON BİR DAKİKA" eseri yazarın bir fahişenin hayatında yaşamış olduğu serüveni anlatan bir eser. Burdaki ana karakterin adı Maria'dır.

Maria, işinin verdiği etkiyle insanları sadece cinsel ilişkiden ibaret görmeyen, insanın her ne kadar para için böyle bir işte çalışıyor olsa da, kendi benliğine ait olan, yaşadığı bu hayattan uzak kalmaya çalışan ve bu derece bir işin bile insanın ruhuna etki etmeyeceğini kanıtlamaya çalışan bir karakter.

Yazar Maria'ya verdiği rolde, Maria'nın sıradan fahişelik hayatını sürdürürken Ralf Hart adında genç bir ressamla tanışıp ve bu ikili arasında oluşacak olan aşkın, kendisinin defalarca yaptığı bütün cinsel ilişkilerin üstünde tutabilecek bir gücün olduğu mesajını vermiş. Peki nedir bu güç? Sadece masumluktan ve kalpten gelen saf katıksız bir aşk.

İnsan dünyasına bir fahişe gözüyle bizlere yansıtmaya çalışan yazar, insan dünyasının çok büyük bir hakimi olduğunu hissettiriyor. Kurduğu çoğu ifadeyi insan okuyunca hem hayretlere düşüp hem de yazarı bu inceliği yakaladığı için takdir etmemek elde değil.

İyi ki yazmışsın Paulo Coelho. İyi ki yazmışsın.. Serüvenlerin adamı olan bu yazarı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Hangi kitabına dokunursanız dokunun, kitabın sonunda farkedeceğiniz tek şey kitabın da size, ruhunuza dokunmuş olduğu olacaktır...
Tamamen özgür bir iradeden bahsedilebilir mi?
Ya da başka bir deyişle tamamen özgür bir iradenin gerçeklikte karşılığı var mı?
Varolmak, yaşayabilmek, yaşamak - öğrenerek, keşfederek, boyun eğerek, direnerek, kabullenerek- kendi hür iradenle tercihlerini yapabilmek, mümkün mü?
Yaşam bazen kendi tercihlerini sunmuyor mu? Koşullarında oluşmuş doğal seyrinde hangi özgür iradeden söz edilebilinir?
Bedenlerimiz, benliklerimiz, ruhlarımız özgürleşmeden..
Bu kitap bir kadının hikayesi... Bedenini, ruhunu, benliğini, dişiliğini, kadınlığını, cinselliğini hatta özünü tanımaya çağıran gerçek yaşamdan alınmış bir yalnızlık kitabı...
Aynı zamanda bir kadın üzerinden bir erkeğin de hikayesi..
Bedenini daha iyi yaşam uğruna pazarlalayan Maria adında bir kadının; aşka, güvene, acıya, hazza, arzuya,yalnızlığa, cinselliğe, sekse, erkeğe bakışını anlatan, tuttuğu günlüklerle de yüzleşen, sorgulayan bazen de kabullenen, kayıtsız kalan oldukça sürükleyici ve etkili bir kitap...
Her kadının yaşamında bir “on bir dakikası” var! desem;
Her kadının içinde bir “Maria” var! desem yanlış mı olur?...
Fahişeliği sözlük anlamından çıkaran bu kitap sayesinde onurumuzdan, karakterimizden, cinselliğimizden, benliğimizde vazgeçtiğimiz kimi zamanlar adına her kadın biraz fahişedir dersem çok mu yanılırım? Kimi eşinin, kimi sevgilisinin kimi dostunun kimi hayatının..
Ya da çok başka bir soru en masumcasından; özgürce cinselliğini keşfederek yaşayabilecek kaç kadın var??
— tüm kabullenişleri tüm kutsallarınızı yok sayarak ???
Kitapla Kalın
Sessiz bir ortamda kahve ile beraber okunmaya uygun bir kitap. Paulo Coelho mükemmel bir yazar. Bu kadar geç keşfettiğim için şanssızım belki ama bu yazarı anlayabilecek olgunluk seviyesinde yani anlayarak okuyor olduğum için de şanslıyım. Bu kitap ve bu yazar doğru zamanda doğru yerde olmak gibi benim için. Bir kadın olarak toplumsal kalıplardan uzak dürtüselliği anlatışından öyle etkilendim ki. Maria aslında bütün kadınları temsil ediyor. O birinin kızı, maceracı, iflah olmaz bir aşık, bir anne, bir öğrenci, bir öğretmen ve de bir fahişe. Yani aynı anda her şey. Tıpkı biz kadınlar gibi.
Özlemişim Paulo Coelho okumayı.Söz simyacısı Coelho,her kitabında farklı bir ruh dantelası örer.Bu dantelanın her ilmeğinde de yüreğimizin en saklı köşelerine dalga misali vurur.

Bu kitabı;
Eğer hayat sizin içinde ruhsal bir yolculuksa,tabularınızdan uzaklaşma cesareti gösterebiliyorsanız,insanlara ve yaşadıkları yaşamlara ön yargısız olma bilgeliğine erdiyseniz,
her yaşamın ve her durum ve davranışın bir hikayesi ve nedeni olduğu idrak edip,empati yapabilme arifliğine erdiyseniz veya
ermek istiyor bazen yine de kendinizi basma kalıp yargılardan kurtaramıyorsanız, okuyun.


Kitabın mesajlarından;
"Her insanın bedenine değil ruhuna dokunan insanlara ihtiyacı var."

Ben kendinde ruh barındıran bir beden değil, beden denen görünür bir parçası bulunan bir ruhum.”
Coelho bu seferde dünyanın en eski mesleği olan, toplumda tabu kabul edilen hayat kadınlığı üzerine yazmış. Her şey yine zengin olma hayalleriyle başlıyor tabi. Kitapta beni düşündüren şuydu: bazı erkekler kadınla birlikte olmaya gittiğinde sadece birlikte uyumak istiyor ya da annesi gibi saçlarını okşamasını, kadının kendilerini dinlemesini istiyor. Bazıları ağlamak istiyor, bazıları en aşağılık fantezilerini kendi eşlerinde uygulayamadıkları için bu kadınlara bir eşya gibi davranıyor kaba ve soğuk. Herkes aslında olduğu kişiyi yasaklardan arındırılmış, kimsenin kendisini ayıplayamayacağı bir mekanda sergiliyor. Ve düşündürüyor: Aslında kimsenin bizi tanımadığı bir yerde yaşasak, gelenek-görenek ya da çevre baskısı olmasa, yasak-günah-ayıp üçgenden sıyrılsak, başaramama küçük düşme korkusu olmasa... biz hala şuan olduğumuz kişi mi olurduk? Ben kitabın cinsel içerikli olmasından ziyade bu sorulara takıldım.
Kitabın başlarında sıkılıp, bırakmayı düşündüm. Kitapta cinsellik vardı, çaresiz bir kadının kendini tanımaya çabalaması, olgunlaşması, düşünceleri ön yargılarımdan bir nebze olsun sıyrılmama sebep oldu. Sokak başında gördüğümüz fahişenin bile bize hayatı sorgulamamızı sağladığını düşünüyorum. kitapta en etkilendiğim kısım, aşık olduğu kuşu kafese kapatan kadının hikayesi. Sevmeyi sahip olmak diye düşünüyoruz. Sevmek senin olmasını istemek değil, sevmek mutlu olmasını istemektir.
Kitabı sakin kafayla okumayı tavsiye ederim. Paulo Coelho bu kitabında bir fahişenin yaşamını anlatıyor. Onun hayatındaki bazı şeyleri NORMAL insanların hayatı ile eşleştirmesi güzel olmuş. Kendi istediği mesleği yada bölümü seçmemiş kişiler okumasın :))
Puan: 6/10
Beklediğimden daha dolu, daha ilginç, daha keyifli çıktı. Yeni bilgiler de öğrendim o yüzden daha çok sevdim. Baş karakterlerimizi yakından tanıyor muşum, onu anlıyor muşum gibi hissettim. Yazarın dili, ifade ediş tarzı çok başarılı. Ve hiç sıkmadı, baya akıcıydı. Paulo Coelho' nun okuduğum ilk kitabıydı. Diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Mence Paulo bütün bu hekayeti bir süjet, bi ssenari üzre qrub, onun oxucuya çatdırmaq istediyi bir heqiqet var Meqsed, Niyyet, Arzu, İstek müqeddesdir ona hansı yoolla olursa olsun çatmaalısan ve ya her hansı vasite ile qazanılmasından asılı olmayaraq netice - meqsed müqeddesdir Tanrılar da bu adamın terefindedir........ iste ve ona doğru get, yürü, qaç, sürün yeter ki, meqsedin olsun.....
"Bunu neden kabul ediyorum, biliyor musun? Çünkü birini, bilinmedik bir evrene sokmaktan daha büyük bir zevk yoktur. Onun bekaretini bozmak demek bu - bedenin değil, ruhunun bekaretini, anlıyor musun?"

Güzeldi. Çok güzeldi.
Kitap harika, kitap nefis, kitap inanılmaz etkileyici! Öncelikle +18 olduğunu belirteyim, çok da cesurca yazılmış. Gerçek bir hayat hikayesini anlatıyor. Aşka inancını kaybetmiş olan Maria’nın klasik ama bir o kadar da sürükleyici serüveni. Önyargılarınızdan sıyrılmanızı sağlayacak, motto olabilecek satırlar dolu bir kitap. Paulo Coelho, hangi açıdan bakarsa baksın, ne yazarsa yazsın başarılı olduğunu ispatlamış bu yapıtla. Cinselliğin kutsal anlamını keşfetmemizi amaçlamış, kitabın sonunda düştüğü notta... Çok uzun bir girizgahtan sonra özetle mutlaka okuyun diyorum.
Aşk başkasında değil, kendimizdedir; onu biz uyandırırız. Ama uyanması için, bir başkasına ihtiyaç duyarız.
Paulo Coelho
Sayfa 103 - Epub
Artık kaybedecek hiç birşeyim kalmadığında, her şeyi elde ettim. Kendim olmaktan çıktığımda, kendimi buldum.
Paulo Coelho
Sayfa 186 - Can yayınları
Daha birkaç dakika öncesine kadar var olan güzellik, nasıl bu kadar çabuk silinebilir?
Paulo Coelho
Sayfa 12 - Epub
"Sonunda aşkın ona göre, kendisinin de aşka göre olmadığına karar verdi."
...boğmaya, unutmaya çalıştığımız duygulardan ne kadar uzaklaşırsak, onlar da gönlümüze o kadar yaklaşırlar.
Paulo Coelho
Sayfa 195 - Epub

Kitabın basım bilgileri

Adı:
On Bir Dakika
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750735561
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Once minutos
Çeviri:
Saadet Özen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
On Bir Dakika, dünyanın en eski mesleği üzerine kurulu bir aşk masalı. Paulo Coelho'nun kahramanı güzeller güzeli Maria, pek çok genç kız gibi iyi bir eş, sakin bir yuva değil, serüvenler, aşklar, zenginlikler hayal etmektedir. Bu hayallerin peşine takılıp ülkesinden çok uzaklara, İsviçre'ye sürüklenir. Dilini bilmediği yabancı bir dünyada, hayallerini gerçekleştirmek uğruna garip serüvenlere karışan genç kadının cesareti yanında ilkeleri de sınanır. Maria, birçok kadının ömür boyu adımını atamadığı bir eşikten geçmektedir: kendini, bedenini, ruhunu ve cinselliğini tanıma. Aşk ve cinsel özgürlük, zenginlik ve yoksulluk, utanç ve cesaret, çıkar ve özveri, söz simyacısı Paulo Coelho'nun Maria için katı gerçeklerle dokuduğu düşler dünyasının çelişkileri. Maria'nın serüveni nasıl biterse bitsin, her şeye rağmen 'Dünya yalnızca on bir dakika süren bir şeyin çevresinde dönüyor.'

Kitabı okuyanlar 832 okur

  • Selenn
  • Funda Efe Demirci
  • Nermin
  • Nurlan Mammadov
  • Oğuzhan Karayavuz
  • Selen Baycan
  • Fatih Yaman
  • Mustafa Yıldız
  • e
  • Neslihan Kara

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.8
14-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%33.4
35-44 Yaş
%30.6
45-54 Yaş
%14
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77
Erkek
%23

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.7 (38)
9
%15.8 (32)
8
%21.2 (43)
7
%21.7 (44)
6
%11.8 (24)
5
%5.4 (11)
4
%1.5 (3)
3
%2 (4)
2
%1 (2)
1
%1 (2)

Kitabın sıralamaları