Çinliler, Avrupalılardan çok önce bilimsel ve teknolojik anlamda üstünlüklerini ispat etmişlerdi. O halde beklenen, dünyanın diğer yerlerine onların gitmesi ve keşifleri onarın yapmasıydı.
Pomponius Mela bilinen dünyayı biraz daha genişleterek tasvir etmiş özellikle Britanya'nın kuzeyindeki ada ve körfezlerden, Shetland Adası, Baltık Denizi ve Çin' den söz etmiştir. Bunun yanı sıra Thule de kış gecelerinin çok uzun karanlık, yaz gecelerinin ise kısa ve yarı karanlık olduğunu ve yaz soltistinde güneşin hiç batmadığını anlatmıştır.
İlkçağın sonlarına doğru ortaya çıkan Roma İmparatorluğu Avrupa' da merkezi bir otorite kurmuş ve keşiflerin kaderini yönetmeye başlamıştır. Güçlü bir devlet beraberinde keşifler için yeni motivasyonlar da getirmiştir. Ortaçağın başlamak üzere olduğu son çeyrekte , Romalılar, sadece dönemlerinin değil insanlık tarihinin de en önemli devletlerinden biri haline belki de motivasyonların etkisiyle gelebilmişlerdir.
Büyük İskender sadece bir kral değil, dünya medeniyetine çok önemli katkılar sağlamış bir şahsiyettir. Doğu kültürü ile batı kültürünü birleştiren ve aynı zamanda da bu iki bilim dünyası arasında bir köprünün oluşmasını sağlayan kişidir.
Yunanalar tıpkı dönemlerindeki diğer milletler gibi kolonileştirme ve ticaret ağları sayesinde bilinen dünyanın sınırlarını geliştirme çabalarına hizmet etmişlerdir.