"Kışkırtmalar üzerine kurulu hayatlarımızda kışkırtmayı yaratan tek şey zihinlerimize kilitledikleri ön yargılardı. Hepsine ayrı ayrı isimler, lakaplar, sıfatlar takmıştık; her duyduğumuzla ön yargılarımız bir adım daha mesafe koyduruyordu aralarımıza, daha tanıma, paylaşma fırsatı dahi bulamadan. Ama artık her şey çığırından çıkmıştı, geri dönülmesi zor bir bataklığa doğru sürükleniyorduk hepimizde."
" Ne önemi var ki birbirimize isimler takmanın, her birimiz ön yargılarla doluyuz. Önemli olan varlığımız. Ben sana baktıkça beni, sen de bana baktıkça seni gör yeter."
"İşte yolun sonu. Yol bile yokmuş ki önümde, bir sonu olsun. Asla çıkamamışım çukurun içinden. Her çabaladığımda batmaya devam ediyormuşum meğer, daha da dibe doğru."
"O zaman daha iyi anlamıştım; hiç tanımadığımız insanların farkında olmadan birbirlerinin hayatlarını nasıl kontrol ettiklerini, hiç tanımadığımız insanların başka yaşamları kendi elleriyle nasıl tuttuklarını. Görünmeyen ince bir iplikle bağlıydık birbirimize. İpliklerden biri koparsa hepimiz kopacaktık."