Yanılgıya düşen, yanılgısını ya anlar ya da görmeyebilir bunu. Yanılgısının temelindeki baskılanmış isteğin pekâlâ farkına varabilir, ama psikanalizin yardımı olmadan yanılgısının söz konusu istekten kaynaklandığını bilemez... Bir isteğin baskılanmasında en sık karşılaşılan neden, elem duygusundan kaçmaktır; baskı altına alınan istek, sonradan bir yanılgı kılığına girerek kendini açığa vurmaktadır.
Bir insanın kendine karşı en büyük ödevi hakikati keşfetmektir... Hakikati, ancak inanmayarak ve kuşku duyarak yakalayabilirsiniz... Neysen o ol. Hakikat olmadan kişi kim ya da ne olduğunu nasıl keşfedebilir?... Doğru seçim, anlamlı seçim, yalnızca hakikatin ışığı altında filizlenebilir. Bunun başka bir yolu olabilir mi?