Nasıl oldu hiç ama hiç bilmiyorum, kendimi ona sımsıkı sarılmış buldum. Dudakları yüzümde, gözlerimde, boynumda, alnımda, ağzımdaydı. Dudakları ruhumdaydı. Dudaklarının değdiği her yer alev alıyordu. Bizi ayıran balkon demirleri, etrafımızdaki ağaçlar, ayaklarımı üşüten taş zemin, başımızın üstündeki gök alev alevdi.
Bir yangının içinde bulmuştum kendimi ansızın. Söndürülemez bir yangının.