Osho'ya ait okuduğum ilk eser ama son da olmamalı kesinlikle. Bazen hayatın yoğunluğundan kendimizi, benliğimizi, aslında kim olduğumuzu unutabiliyoruz. Kendi hayatımızı değil de bize dayatılan hayatı yaşadığımızı, kendi içimizde aslında ne hissettiğimizi, ne yaşamak istediğimizi unuttuğumuzu tokat gibi çarpıyor Osho suratımıza. Birçok şeyin çözümünün kendi benliğimizi çözmekte, kendimizi tanımakta olduğunu vurguluyor. Kitaba her baktığımda ya da denk geldiğimde aklıma gelen ilk kelime farkındalık olacak kesinlikle. Birçok konuda farkındalık sağladı benim için. Çok beğendiğim, az okunmuş olmasına çok çok şaşırdığım ve herkese ulaşması gerektiğini düşündüğüm bir eser. Hepinize tavsiye ederim.
Acılar insanı küçültürürken mutluluk büyütür, genişlemesini sağlar. Acıda insan kendine dönmek ister; mutlulukta insan herkese ulaşmak, yayılmak ister.
Bizler farkında değiliz; dikenleri lanetliyoruz, ama aynı zamanda köklerini suladığımızı bilmiyoruz. Bilmiyoruz çünkü hiçbir zaman dikenlerle ilgilenip köklerine inmedik.
Her birey 3 seviyeye bölünmüştür. İlki gerçekte olduğu, ama farkında olmadığıdır. İkincisi olduğunu düşündüğüdür. Üçüncüsü ise başkalarının inanmasını istediğidir.