Kendi günahları içinde boğulmuş insanlar başkalarının günahlarını bağırmaktan, bunun günah olduğunu, belirli insanların günah işlediklerini, herkesin kendini günahtan koruması gerektiğini söylemekten çekinmezler.
Bu aklımızın alışkanlığıdır. Aklımız, bizim olduğumuz yerde değildir. Aklımız, bizim olmadığımız yerdedir. Bu şekilde hayattan mahrum kalıyoruz. Ya geçmişi düşünüyoruz ya da geleceği. Her iki evrede de şimdi olup bitenleri kaçırıyoruz. Şimdiden mahrum kalıyoruz. Söylediğim gibi hayat her zaman şimdidir. Hayat ne geçmiştir ne de gelecek. Her zaman geçmişte veya gelecekte dolaşan bu akıl yüzünden hayatın daimi akışını bilmiyoruz.