Sümeyye

"Yüce gönüllülük, güçlü olmakta değil, gücün nasıl kullanıldığında yatar... Gücüyle pek çok kalbe güç veren..."
Sayfa 323·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sevmek için gözlerine ihtiyacın yok, değil mi? Sadece içinde hissedersin.
Sayfa 246·Kitabı okudu
Gerçeği söylemek ya da dışlamak uğruna, bir insanın kendisi hakkındaki imgesini çökertmek çok kötüdür. O insanın yaşamaya devam edebilmek için yeni bir imge oluşturmayı başarıp başaramayacağını kim bilebilir?
Eskiden gelip yerleşmiş olanlar, "İnsan bu ülkeyi anlamak zorundadır," dediklerinde, ''Yeriller hakkındaki düşüncelerimize alışmanız gerekir," demek isterler. Daha doğrusu, sözlerinin anlamı, ''Bizim görüşümüzü benimseyin, yoksa defolup gidin, sizi istemiyoruz," demektir. Bu gençlerin çoğu, eşitlik konusunda belirsiz bilgilerle yetiştirilmişti. İlk birkaç hafta yerlilere yapılan muamele karşısında şoka uğrarlardı. Yerlilerden sürüdeki birer hayvanmış gibi söz edilmesi ya da dövülmeleri veya onlara çevrilen bakışlardaki ifade yüzünden her gün yüzlerce kez irkilirlerdi. Kendileri, yerlilere insan gibi davranmaya hazırlanmışlardı. Ama katıldıkları toplumun kurallarına da karşı gelemezlerdi. Değişmeleri uzun zaman almazdı. Tabii, kötü bir insana dönüşebilmek zordu. Ama çok geçmeden, kendilerini "kötü" olarak düşünemeyecek bir noktaya gelirlerdi. Hem, insanın görüşlerinin ne önemi vardı? Dürüstlük ve iyi niyet diye birtakım soyut fikirler, hepsi buydu işte. Somut gerçeğe gelince, hiçbiri efendi-uşak ilişkisi dışında yerlilerle iletişim kurmazdı. Hiçbiri yerlileri birer insan olarak kendi yaşamları içinde görüp tanımazdı.

Sümeyye

, bir kitap okudu
8/10
·176 syf.·
Beğendi
·
15 günde okudu
·
2020 42. kitabı
Ayfer Tunç
8.1/10 · 16,7bin okunma