İşçinin sendikalaşmasıyla, işçinin işgücü pazarında tek başına pazarlığa girmesinin önü alınmıştır. Artık işçi de büyük işçi sendikalarında birleşmiş, onu sanayi devlerine karşı koruyacak güçlü önder kadroya sahip olmuştur. Sermaye alanında olduğu gibi işçiler arasında da, ister iyi olsun ister kötü, ağırlık bireyden yöneticilerin eline geçmiştir. Böylece çok büyük sayılarda insan bağımsızlığını yitirerek dev ekonomik imparatorlukların yöneticilerine bağımlı hale gelmiştir.
Bu insanların hepsi verilen emirlere uymaktadırlar, ama yine de kendi isteklerini yaptıklarına inandırılmışlardır. Nasıl ki çağdaş yoğun üretimde malların standartlaştırılması bir gereklilikse, sosyal süreçte de insanların standartlaştırılması öyle bir gerekliliktir. Ve bu işe “eşitlik” denmektedir.
Fotoğrafı bana kısaca tarif edin dedim. Durdu ve dedi ki:“Fotoğraf görünenin şiiridir hocam.” Tam imza atacağım anda dedi ki: “Hocam bir dakika. Şiir nedir, siz de onu söyleyin.” Ben de hemen onun fotoğraf tarifinden mülhem olarak “Şiir de görünmeyenin fotoğrafıdır,” diye cevap verdim.