sema

sema
Ben de böyleyim işte, ne yaparsın.
DEÜ | hemşirelik
Diyarbakır-İzmir
10 Mart 2004
67 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı

sema

, bir kitap okudu
Puan vermedi·496 syf.·
2023 15. kitabı
Danielle L. Jensen
8.3/10 · 1.352 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

sema

, bir kitap okudu
Puan vermedi·452 syf.·
2023 14. kitabı
Kristen Ciccarelli
8.6/10 · 130 okunma
İçimiz hep bir hoşçakal ülkesi...
10/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
"Yeni bir söz söylesem neye yarar ki, Söyleyemediklerim ince bir sızı..." Adı gibi zarif, nahif, lâtif bir insan. Dememiş mi Erdem Beyazıt onun için "Zarif bir inadın adıdır Cahit." diye. Yaşasaydı tanışmak için can atardım ya orası ayrı. Bana çok farklı duygular yaşatıyor şiirleri. Çok farklı bir estetiği, duruşu var. Çok enteresan biri. Hatta bence bu dünyadan değil böylesi bir insan. Duygu dünyamda çok önemli bir role sahip bu zarif adam. Tek kelimeyle beni benden alıyor, semalara kadar çıkarıyor. Yüreğine sağlık gerçekten. Şiirlerinde İslami motifler ön planda, bu minval üzerine insanı sorgulayan bir tutuma da sahip kendisi. Hatta aldı şiirlerini buzlara yazdı, kızlara değil. Tek başına yeter değil mi onu okumaya, ona şans vermeye. Buzdağının şairi olması yeter bana. Kimi anlamadığını söylüyor şiirleri ama olsun anlamasınlar diye yazdı ya Zarifoğlu bu şiirleri. Hem zaten o da demiyor mu ki: "Hiç kimse, şu ya da bu şiiri anlamak zorunda değildir... Şiirimi bana şikayet ediyorlar. Anlamıyorlarsa niye rahatsız oluyorlar bilmem?... Ben de botanikten hiç anlamam.. pardon, ekonomi diyecektim... Şiirimi anlamayanlar, etraflarındaki zeki entellektüel ve değerlerine inandıkları bazı kişilerin anlayıp, değerli bulmaları karşısında komplekse kapılıyorlar mı diyelim!" Unutmadık seni unutmaya da niyetimiz yok. Rabbim mekanını cennet etsin güzel yürekli insan...
Şiirler
ŞiirlerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 20214,954 okunma
ahh Paul, hüzünlü muad'dib'im...
10/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2022 59. kitabı
Bu kitabı okumaya karar verdiyseniz doğru bir karar verdiğinizi söylemek isterim öncelikle. Kitap hakkında daha önce araştırma da yaptıysanız eğer Arthur C. Clarke'ın "Yüzüklerin Efendisi dışında bu kitapla kıyaslanacak başka bir kitap yok." sözünü de duymuşsunuzdur. Okuduktan sonra hak vereceksiniz çünkü ben hangisinin daha iyi olduğuna karar veremediğimden ikisini de birinci sıraya koydum. Hatta ne diyeceğim bu incelemeyi okumaya bile gerek yok, hemen başlayın çünkü vakit kaybetmenizi istemem. Yanınızdaysa kitabınız alın elinize okumaya başlayın değilse de hemen alın, bulun bi yerden okuyun. O sizin bileceğiniz iş. DUNE okumadığınız her an ne için böyle dediğimi ve ne kaçırdığınızı anlamayacaksınız. İthaki Yayınları bile Bilim Kurgu Klasikleri Dizisi adlı dizisine Dune ile başlamaya karar vermiş. Hala konu hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız da devam edelim bakalım.      Dune, içinde müthiş bir su kıtlığı yaşanan, her tarafı çöl, son derece kurak bir gezegen. Öyle ki Dune gezegeninde asla yağmur yağmıyor, hiçbir dere ya da su birikintisi yok. Yerli halkın damıtıcı giysi adını verdikleri bir kıyafet sayesinde kendi vücut sularını içiyorlar. Dune'da su ilk planda iken ikinci hayati öneme sahip olan bir de baharat var. Uğruna savaşlar çıkan bu baharatın uyuşturucu özelliği olmasının yanı sıra ayrıca bağımlılık yapıyor. Anladığınız üzere bu gezegende hayat çok mu çok zor. Derken bir gün baş kahramanımız Paul Atreides, babasının imparator tarafından Dune'u yönetmesi üzerine atanması ile bu gezegene gelir. Yerli halk olan Fremenler Paul'u kurtarıcıları olarak görür. Çünkü Fremenlerin inancına göre bir Bene Gesserit'in oğlu Dune halkını kurtaracaktır. Zira Paul'un annesi Bene Gesserit'tir. Zaman geçer, kitapta müthiş olaylar olur ve Paul, Dune gezegenini bir
Dune
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
Güzel kalpli Zezé 'm... 
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
  Kitabı yorumlamaya gerek olmadığını düşünsem de okumak isteyenlere fikir olsun diye yorumlamaya çalışacağım. “Günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü” diye tanımlanan bu kitabı okumadıysanız zarardasınız demektir. Şöyle söylemeliyim ki genç yaşlı herkesin okuyabileceği ve ders çıkarabileceği bir eser. Ölmeden önce okunacak kitaplar listesi vardır ya hani, ‘Şeker Portakalı’ da o kitaplardan. Büyüsünün bozulmasını istemeyeceğim bir kitap.   Küçük Zezé'miz, yoksul bir ailenin kendisinden küçük olan kardeşi gibi sevilmeyen, hor görülen bir çocuğudur. Ancak, hayal gücü oldukça geniş olan Zezé, kendi kendine konuşmaktan, oyun oynamaktan ve hayaller kurmaktan asla vazgeçmeyen bir çocuktur. Bu hayal gücü, onun hayatındaki zorlukları aşmasına yardımcı olur.   Bir gün, komşularından biri ona bir portakal ağacı hediye eder. Zezé, bu ağacı çok sever ve ona şeker portakalı adını verir. Şeker portakalı, Zezé'nin hayatında önemli bir yere sahip olur. Ancak, ağaç bir hastalıkla ölür ve Zezé'nin bu kaybı onun hayatında büyük bir değişime sebep olur.   Kitaptan küçük bir alıntı vermek istiyorum: " Acı çekmek ne demekmiş şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana kadar dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş artırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey."   Kitabı okurken Zezé ile birlikte gülüyor, heyecanlanıyor, acı çekiyor hatta hıçkıra hıçkıra ağlıyorsunuz. İçimde bir yerlerde hep var olacaksın Zezé...
Şeker Portakalı
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275bin okunma