Abuk subuk konuşan bir deli, başkasının yüreğinde yalın, duygulu bir şiir yaratabilir. Demek ki sevginin değerini, özgünlüğünü yalnızca seven belirler.
Sözcükler bizim yaşantılarımızı ve içsel güçlerimizi doldurduğumuz kaplardır. Ama yaşantılar kısa bir süre sonra kabı aşıp dışarıya taşarlar. Sözcükler belki, bu yaşanmış olan süreçlere doğru yönelmemizi sağlar ya da o yöne işaret eder, ancak hiçbir zaman canlı içsel süreçlerle özdeş değillerdir. Bir yaşantıyı veya bir anıyı düşüncelere ve sözcüklere dökmeye başladığımız anda onun bizden kaçtığını, değiştiğini, ışığının sönüp kuru bir düşünce haline dönüştüğünü sezeriz. Bu nedenle "olmak" sözcüklerle anlatılamaz, ancak birlikte yaşanarak aktarılabilir.